Hata mesajı

Dosya oluşturulamadı.

Oyalama Değil Yemek Hakkımızı İstiyoruz!

Emekcileri oyalamaya dönüşen yemek yardımı konusunu protesto etmek için 23 Mart Çarsamba (yarın) 12.00'de İBB önünde pilav dagıtıyoruz. Üyemiz olsun ya da olmasın bütün çalışma arkadaşlarımızı yemek hakkına sahip çıkmaya davet ediyoruz.

YEMEK HAKTIR! KİMSENİN LÜTFUNA BIRAKMAYACAĞIZ!

2016 yılı toplu sözleşme döneminde davulla-zurnayla, marşlar ve sloganlar eşliğinde çözüldüğü ilan edilen, her işyerinde “en az 300 liralık yemek kartınız tamam”, “ihale evrakı hazır, bugün yarın yemek kartınız cebinizde” propagandası yapılan Yemek Yardımı konusunda bir arpa boyu yol alınmadığı, Yerel–Sen’in geçen hafta yaptığı basın açıklamasından anlaşılmış, tüm oyalamaları ifşa olmuş, İBB’nin yemek yardımı konusunda “herhangi bir adım atmadığı” itiraf edilmiştir. Bu durum tam manasıyla malumun ilanıdır.

Şimdi İBB idaresine ve Yerel-Sen’e soruyoruz:

* Emekçilerin her sorununda topu Merkezi İdareye, Danıştaya ve Sayıştaya; olmadı bilinmezliğe ya da birbirine atan İBB yönetimi, sıklıkla vurguladığı “emek dostu bir sosyal belediyecilik” adına bir inisiyatif alacak mı?

* Yemek sorununu yemekhaneler ya da yemek kartları ile çözen ilçe belediyeler kadar mali güce ve iradeye İBB idaresi sahip değil mi?

* İBB yönetimi yemek yardımı meselesini bir hak değil de lütuf olarak mı görüyor?

* Bizler geçtiğimiz toplu iş sözleşmesi döneminde yemek, yol, kreş vb. sosyal haklarımız için hep beraber ve şeffaf biçimde mücadele ederken “eyleme gerek yok, bizim bürokratlarla aramız iyi, Belediyeyi karşımıza almayalım, yemek konusunun toplu sözleşmeyle ilgisi yok” diyen Yerel-Sen ne oldu da basın açıklaması yapmaya ve mücadele etmeye karar verdi?

* Önceki dönemde eylem yapmadan hukuk yoluyla çözeceğinizi söyleyip açtık dediğiniz yemek davasına ne oldu?

* “Bir telefon kadar yakın olduğunuzu” söylediklerinizle aranız mı açıldı?

* Toplu sözleşme imzalanmadan önce değil de imzalandıktan sonra eylem yapmayı akıl etmek nasıl bir acemiliktir?

*Emekçilerin sorunlarının çözümü için önce Haziran 2015 ardından Eylül 2015, Ocak 2016, Mart 2016 diye verilen tarihlerin sonu gelecek mi? Mart 2016 son kararınız mı?

* Bu meselede İBB yönetimi mi Yerel-Sen’i kandırdı, Yerel-Sen mi işverenle elbirliği yapıp çalışanları kandırdı?

Yukarıdaki soruların hepsi her çalışanın işyerlerinde sorup cevabını aradığı sorulardır. Bu soruların yanında tüm çalışma arkadaşlarımıza şu soruları da sormak istiyoruz.

*Ayrıştırıcı bir dille birliğimizi ve bütünlüğümüzü bozup üzerine bir de umut tacirliği yapanlarla hayal kurmaya daha ne kadar devam edeceğiz?

*Geleceğimiz ve kazanacaklarımız kendi ellerimizde değil mi?

* Birliğimizi güçlendirmek, yalana-dolana başvurmadan kendi sorunlarımızı hep beraber dürüstçe mücadele ederek çözmek için neyi bekliyoruz?

Bu sorulara cevap arayan tüm çalışma arkadaşlarımızı yan yana olmaya ve hepimizin sendikası TÜM BEL-SEN’de örgütlenmeye ve mücadeleye davet ediyoruz.

 

 

TÜM BEL SEN İZMİR 1 NOLU ŞUBE