Kadın Olmadan Mücadele Olmaz!
Basına ve Kamuoyuna,
28.12.2015
Tüm Bel-Sen İzmir 1 ve 2 nolu şubeler kadın komisyonu olarak, 9 aydır sendikamızın Ankara 1 nolu ve İzmir 2 nolu şubelerinde gerçekleşen kadına yönelik şiddet vakalarının takibini yapmaktayız. Geldiğimiz nokta ise; sendikamızda tüm iç hukuk yollarını tükettiğimiz ve vardığımız sonucu sizlerle paylaşmak için burada bulunmaktayız.
Sendikamız İzmir 2 No'lu şubede yönetim kademesinde bulunmuş Atilla BİNGÖL tarafından gerçekleşen, yine sendikamızda yönetim kademesinde bulunmuş bir kadın arkadaşımıza yönelik özel hayatını deşifre etmek ve dedikodusunu yaymak suretiyle gerçekleştirilmiş tacizin sendikamız iç disiplin kurullarında soruşturulması için 10.03.2015 tarihinde başvuru yapılmıştır.
2 No'lu Şubede başlanan soruşturmada şahitlerin verdiği ifadelerde, fiil sabit olmasına rağmen kadın arkadaşımızın kendi şubesinde birlikte emek mücadelesi verdiği gerek yönetim kurulu üyeleri gerekse diğer arkadaşları tarafından maalesef ki yanlı davranılarak provakotörlükle suçlanmıştır. Disiplin kurulunda da adeta suçlu kendisiymiş gibi bir peşin hükümle ifadesi alınmaya çalışılarak yeniden mağdur edilmiştir. Bu aşamada kadın komisyonu olarak bizler de provakasyon yapmakla suçlanmış ve sözlü saldırılara maruz kalmak suretiyle eril şiddetten nasibimizi almış bulunmaktayız.
2 No'lu Şube disiplin kurulunun fiili sabit gördüğü ancak kişinin cezalandırılması konusunda bir karara varamadığı söz konusu soruşturmayla ilgili genel merkezimizin tavrı da yazık ki farklı olmamıştır. Yöntemsel açıdan doğru biçimde- kişi düzeyinde bir disipliner tutum alınması imkânı ortadan kaldırılmış; şikâyet edilen kişi erkek dayanışmasıyla, Merkez Yönetim Kurulundan başkan,genel sekreter,mali sekreter ve hukuk sekreteri tarafından kollanmıştır. Bu durumda kadınları yok sayan eril akılla mücadele etmek yine biz kadınlara düşmüştür. Aynı şekilde Ankara 1 nolu şubede de bir kadın arkadaşa yönelik şube başkanı Çetin ŞENER tarafından gerçekleşen erkek şiddeti , genel merkezimiz disiplin kurulunda aynı dosyada görülmüştür. 24.07.2015 tarihinde yapılan ve iki erkek üyenin sözlü mazeret bildirerek katılmadığı disiplin kurulu toplantısında üç kadın üyenin kabul oyuyla her iki olayla ilgili üyeliğin askıya alınması kararı alınmıştır. Fakat bu kararı Genel Merkez Yönetim Kurulu usulden hata yapıldığı gerekçesiyle taraflara tebliğ etmemiştir. Ayrıca disiplin kurulu toplantısından sonra bir kadın üye görevinden istifa etmiştir. Üzerinden dört ay zaman geçtikten sonra genel merkez yönetim kurulunun kararıyla, usulden düzeltme yapmak gerekçesiyle disiplin kurulu yeniden toplanmış ancak iki kadın üyenin şerhine rağmen ve istifa eden üyenin yerine yeni üye atamadan, hukuksuz bir şekilde iki erkek üye tarafından, daha önce verilen ceza indirime uğrayarak değiştirilmiştir. Söz konusu hukuksuz karar Tüm BEL-SEN kadın meclisince tanınmamış ve ilk kararın uygulanması talebi 13 Kasım 2015 tarihli Kadın Meclisi Sonuç Bildirgesi'nde yer almıştır. KESK li kadınlar da bizimle dayanışma göstermiş ve 25 kasım kadına yönelik şiddetle mücadele gününde genel merkeze faks eylemi gerçekleştirilmiştir.
Ayrıca; İzmir 1 No' lu Şube Meclisi alınan kararın değiştirilmesini kınadığını ve kadın komisyonunun yanında olduğunu Genel Merkez Yönetim Kurulu'na yazıyla bildirmiştir.
Biz biliyoruz ki, tüm bu olanlar KESK’ in cinsiyet ayrımcılığına karşı ilkeleri ve tüzüğümüzün kadına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili maddeleriyle, kadına yönelik şiddet ve tacizle mücadelede evrensel bir yaklaşım olan “kadının beyanı esastır” ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu yaşadıklarımız tekil vakalar olmaktan öte örgütümüz içinde mücadele ederek yok etmemiz gereken bir zihniyetin göstergesidir. Biz İzmir Tüm-Bel sen kadın komisyonu olarak sendikamıza ve ilkelerine sahip çıkıyor, kadını yok sayan, mücadeleyi kıran, sendikamıza zarar veren bu anlayışın karşısında olduğumuzu bildiriyoruz. Tıpkı TMMOB çatısı altında kadınların yaşadıklarının karşısında olduğumuz gibi. Ülke ve sendika olarak zor zamanlar yaşadığımız şu süreçte, yaşamın tüm alanlarında baskı, şiddet ve adaletsizlikle mücadele ederken kendi emek örgütümüzde yaşananlar biz ne kadar istesek de yan yana yürümeyi, bir olmayı, kenetlenerek birlikte mücadele etmeyi zorlaştırmaktadır.
Biz kadınlar, kadını görüntü ve nesneye indirgeyen,mücadeledeki yerimizi görmezden gelen sendikal anlayışın artık değişmesi, cinsiyetçilik ve ayrımcılıkla mücadeleyi tüzük ve programlarda geçen birer madde değil gerçek politik bir mesele olarak gören, dayanışmacı, açık, şeffaf, eşitlikçi bir anlayışın sendikal mücadele içerisinde hakim kılınması için sorumluluk duyan herkesi sendikamıza sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Yaşasın TÜM BEL-SEN, Yaşasın KESK!
YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!
TÜM BEL-SEN İZMİR 1 VE 2 NOLU ŞUBELER KADIN KOMİSYONU
