TÜM BEL SEN: SGDF’Lİ GENÇLERE YAPILAN SALDIRI BÜTÜN HALKLARA YAPILMIŞTIR
Kanlı Katliamı Kınıyoruz
Kobani’nin yeniden inşa çalışmalarına katılmak üzere dün İstanbul’dan Urfa’nın Suruç ilçesine giden Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi 300 gencin konakladığı Amara Kültür Merkezi’nde gençler basın açıklaması yaptığı sırada bombalı saldırı gerçekleştirildi.
Olay yerinde gelen haberlere göre İŞİD’li bir çetenin canlı bomba saldırısı şeklinde yaşanan patlamada maalesef ki onun üzerinde gencimiz yaşamını yitirmiş, çok sayıda geçimiz ise yaralanmıştır.
Yaşamına yitiren gençlerimize tanrıdan rahmet, yaralılara ise acil şifalar dileriz.
Söz konusu canlı bomba saldırısının hemen sonrasında İŞİD denen vahşet çetesinin Kobani’de de bomba yüklü bir araçla saldırı gerçekleştirmesi Suruç’taki patlamanın oldukça organize bir saldırı olduğunu göstermektedir. Söz konusu bu organize saldırılarının zamanlaması ve hedefi bu saldırıların amacını açıkça göstermektedir. Kobani’deki insanlık direnişine ruhunu paylaşmak ve oranın yeniden inşasında pratik katkı sağlamak amacıyla Kobani’ye geçmek üzere olan SGDF’li gençlere yönelik canlı bomba saldırısı sadece onlara değil; IŞİD vahşetine teslim olmayan, Kobani’ye sahip çıkan, Suriye’de ve tüm Ortadoğu’da barış ve kardeşlik isteyen bütün Ortadoğu halklarını korkutmak, sindirmek ve teslim almak amaçlıdır.
Bu nedenle söz konusu bu saldırının faili sadece İŞİD denen eli kanlı vahşet çetesi değil bugüne değin bu çeteyi ve El Nusra, El Kaide gibi mezhepçi katil sürülerini destekleyenlerdir.
Bu itibarla, Tırlarda yakalanan silahlarla, sınır hattında açılmasına göz yumulan kamplarla ve uluslararası birçok gözlem raporuyla kanıtlandığı üzere bugüne değin bu katil sürülerine açık kapalı destekte bulunan AKP iktidarı da yaşanan bu katliamın sorumluları arasındadır. İŞİD militanları Suruç’ta üzerlerinde bombalarla rahat rahat gezebiliyorsa veya Türkiye sınırından kamyonlarla geçerek saldırılarda bulunabiliyorsa bunun birincil sorumlusu pek tabi ki Haziran seçimlerinde kaybetmiş olmasına rağmen halen fiili bir şekilde tek başına ülkeyi yöneten AKP değilse kimdir.
AKP’nin emperyalist güçlerin bölge temsilcisi olarak başta Kürt halkı olmak üzere Kobani ve Rojava’da yaşayan halkların kendi kaderlerine sahip çıkmaya yönelik özgürlük iradesini tanımayan mezhepçi düşmanlık zihniyeti bu ve benzeri katliamlara zemin hazırlamış ve hazırlamaya devam etmektedir.
Ancak gerek Kobani’de gerekse Ortadoğu genelinde emperyalizme ve onun maşası barbar çetelerine karşı halkların ve inançların barış içinde birlikte yaşamından yana özgürlük güçlerinin destansı direnişleri kadim Ortadoğu topraklarını bu vahşet ve düşmanlık zihniyetine terk etmemiştir.
Ülkemizde ve Ortadoğu coğrafyasında binlerce yıldır barış içinde kardeşçe yaşayan halkları; rengi, dili, inancı ve ya cinsiyeti üzerinden ayrıma tabi tutup, birbirine düşman etmek ve bunun üzerinden kendi iktidarını sürdürmek isteyen bu zihniyetin ve onun maşası vahşet çetelerinin karşısında susmayıp; inadına çok daha güçlü bir şekilde özgürlükten, barıştan ve kardeşlikten yana tavır almak sadece demokrat olmanın değil insanın olmanın bir gereğidir.
Bizler, kuruluşundan bu yana ülkemizde ve tüm dünyada özgür, demokratik ve katılımcı yerel yönetimlerden ve savaşa karşı barıştan yana tavır alan TÜM BEL SEN’liler olarak; kendi küllerinden yeninden inşa edilmeye çalışılan Kobani’ye desteğe giden SGDF’li genç yoldaşlarımıza yapılan bu kanlı katliamı kınıyor, halklarımızın kan ve gözyaşı deryasında boğdurulmasına yönelik bu türden katliamlara karşı bütün üyelerimizi ve dostlarımızı demokratik tepki göstermeye çağırıyoruz.
TÜM BEL SEN GENEL MERKEZİ
