Hata mesajı

Dosya oluşturulamadı.

Sendikamız İşyeri Temsilcileri Erol ve Uğur'a Özgürlük

13.11.2011 tarihi sabah saatlerinde evleri basılarak gözaltına alınana ve hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadan tutuklanan İzmir 1 nolu işyeri temsilcimiz Erol HANBAYAT ve üyemiz Uğur TEPE’nin 9 Ocak 2014 Perşembe günü üçüncü kez hakim karşısına çıkacaktır.
 
Söz konusu davaya ilişkin Sendikamız İzmir 1 nolu şubesi 06.01.2014 tarihinde Şube binasında bir basın toplantısı gerçekleştirmiştir. Sendikamız genel Başkanı Ömer Salih EROL’un bu toplantıda okuduğu basın metni ektedir.  
İzmir 1 nolu şube işyeri temsilcilerimiz Erol ve Uğur’dan başlamak üzere cezaevinde tutulan tüm tutsaklar için özgürlük ve adalet talebimizi haykırmak, dayanışmayı büyütmek için 9 Ocak günü saat 09:30 ‘da İzmir/Bayraklı Adliye’sinde buluşalım.
Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!
 
Basın Açıklaması Metni
 
Olağanüstü günler yaşayan ülkemizde yarın bir olağanüstü yargılamaya daha tanık olacağız. 13.11.2012 tarihi sabah saatlerinde evleri basılarak gözaltına alınıp hiçbir hukuki kanıta dayanmadan cezaevine konulan Sendikamız İzmir 1 nolu şube temsilcileri Erol HANBAYAT ve Uğur TEPE’nin de aralarında olduğu demokratik kurum temsilcileri üçüncü kez hakim karşısına çıkacak.
 
14 ay öncesine kadar emek, demokrasi, özgürlük ve barış mücadelesini yan yana sürdürdüğümüz arkadaşlarımız Erol HANBAYAT ve Uğur TEPE, ülkemizde adeta bir cadı avına dönüştürülen; emekçilerin, sendikacıların, akademisyenlerin, yazarların aydınların, gazetecilerin, seçilmiş belediye başkanlarının ve hatta avukatların tutuklanması furyası kapsamında tutuklandılar. 
 
Erol ve Uğur’un da aralarında olduğu binlerce insanımız haklarında yasadışı bir faaliyete ilişkin her hangi bir hukuki delil olmadan tamamen siyasi kararlarla aylarca hatta yıllarca cezaevlerinde tutsak edildi ve halen edilmeye devam ediyor. Peki neden; 
 
Çünkü bugün iktidar koltuğuna oturanlar, 
 
eşlerine, çocuklarına yandaşlarına ayakkabı kutularında milyonlarca liralar verirken asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca insanımıza açlık ve sefalet dayatıyorlar; 
 
çalışma yaşamının her alanında esnekliği ve kuralsızlığı artırarak emekçileri adeta kölelik koşullarında çalışmaya mahkûm ediyorlar; 
 
ataerkil söylem ve uygulamalarla kadınların her geçen gün daha fazla ayrımcılığa, şiddete ve cinayetlere maruz kalmasına neden oluyorlar; 
 
gençlerimizi işsizlik batağında geleceksizliğe terk ediyorlar;  
kentsel dönüşüm adı altında mahallelerimizi ve meydanlarımızı ranta açıyorlar;
 
enerji açığı adı altında derelerimizi ve ormanlarımızı sermayeye peşkeş çekiyorlar; 
Osmanlının mirasına sahip çıkıyoruz diyerek ülkemizi bölgesel bir savaşa sürüklüyorlar; 
 
tekçiliği söylem ve uygulamalarla Kürtleri, Alevileri ötekileştirip farklılıkları birbirine düşman etmeye çalışıyorlar…
 
Ve istiyorlar ki bütün bu yolsuzluklarını, ayrımcılıklarını, anti demokratikliklerini, sosyal devleti yerle bir eden ve hukuk devletini hiçleştiren uygulamalarını kimse eleştirmesin, kimse sorgulamasın, kimse hakkını aramasın.
 
Bu olmayınca; yani birileri çıkıp da “Hayır biz bunu kabul etmeyiz” deyince de hedef haline getiriyorlar ve çeşitli uydurma bahanelerle gözaltına alıp, tutsak ediyorlar.
 
Siyasi iktidarın, bir korku imparatorluğu yaratarak ülkeyi adeta tek parti diktatörlüğü biçiminde yönetmeyi amaçlayan bu uygulamaları aslında onun gücünün değil güçsüzlüğünün, cesaretinin değil korkaklığının göstergesidir. 
 
Gezi süreci ve devamında bir kez daha göründüğü gibi bu halk artık susmuyor.
 
Polis coplarına, gaz bombalı saldırılara, göz altılara ve tutuklamalara rağmen hakkını arayanların sayısı her geçen gün daha da artıyor. Yandaş medya aracılığıyla sürdürülen yalan yanlış haberlere, düzmece iddianamelere rağmen emekçiler, ezilenler değerlerine sahip çıkıyor ve mücadeleyi her geçen gün daha da büyütmek için alanlara çıkıyor. 
 
Bu duruşun en yakın örneğini İzmir 1 nolu şube üyelerimiz göstermişlerdir. Aralık ayında gerçekleşen Sendikamız delege seçimlerinde halen tutuklu olan üyelerimiz Erol HANBAYAT ve Uğur TEPE’yi delege olarak seçen iş arkadaşları; onlara yönetilen asılsız suçlamalara ve dayanaksız iddialara en iyi cevabı vermiş, çalışma arkadaşlarını ve mücadele değerlerini sahiplenmişlerdir.
 
Bu vakitten sonra siyasi iktidar halen baskıyla, şiddetle, gözaltıyla bu halkı durduracağını sanıyorsa büyük bir yanılgı içindedir. Siyasi iktidarın artık tek yapması gereken vatandaşlarına hakkı olan demokrasiyi, özgürlüğü, adaleti ve eşitliği vermesidir.  
 
Bu kapsamda ilk uygulama yarın başlamalı ve geçtiğimiz yıl tamamen siyasi bir kararla cezaevine konulan Sendikamız İzmir 1 nolu şube işyeri temsilcisi Erol HANBAYAT ve üyemiz Uğur TEPE’den başlamak üzere hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulan bütün emek, demokrasi ve barış savunucularına özgürlükleri geri verilmeli ve toplumsal muhalefeti susturmaya yönelik böylesi anti demokratik ve hukuk dışı saldırıların bir daha yaşanmaması için gereken yasal ve idari düzenlemeler en kısa sürede hayata geçirilmelidir.