Hata mesajı

Dosya oluşturulamadı.

İBB'DE YAŞANAN TOPLU SÖZLEŞME SÜRECİNE DAİR BİLGİLENDİRME

TALEPLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM!

 İzmir Büyükşehir Belediyesi ve yetkili sendika tarafından, Ocak 2018 tarihinde başlayan toplu sözleşme sürecinin tıkanmasının ardından 25 Ocak tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde yaptığımız basın açıklamasında Tüm Yerel-Sen'e emekçilerin taleplerine sahip çıkması çağrısı yapmıştık. (https://www.evrensel.net/haber/344150/tum-bel-senden-tum-yerel-sene-cagr...)Yaptığımız basın açıklamasında şöyle seslenmiştik. 'Her söylediklerine evet demeyin. Tüm Bel-Sen burada, gerekirse grev de örgütler, korkmayın!'          Tıkanıklık sürecinden sonra, İBB yönetimi ile görüşemez hale gelen, randevu dahi alamayan Tüm Yerel-Sen, yazılı bir çağrı ile diğer sendikalardan ortak toplantı istemiştir. Bu süreçte TÜM BEL-SEN olarak, emekçilerin birliğini ve ortak kazanımlarını gözeterek, üzerimize düşen ortak mücadeleyi başlatmış olduk. Temelde  “ulaşım hakkı” için bir araya gelen sendikalar sonrasında mücadeleyi bir adım daha ileriye taşımış ve toplu sözleşmedeki taleplerimiz için de bir platform oluşturmuştur. Dört sendikanın da imzasıyla aşağıdaki kararlar tutanak altına alınmıştır.

1) İnsanca yaşanabilecek bir ücret için toplu sözleşme ücretinin arttırılması
2)İkramiye, yakacak, eğitim yardımı ve kreş hakkının sağlanması
3)Tüm emekçiler için adaletli bir şekilde yemek yardımının yapılması
4)İzelman otoparklarından ve İBB sosyal tesislerden çalışanların indirimli olarak faydalanabilmesi.
          

Bu doğrultuda dört sendika ve belediyedeki örgütlü işçi sendikaları ile birlikte birçok basın açıklaması ve eylem yapılmıştır.  Önünde herhangi bir yasal engel bulunmayan ve 2017'de Resmi Gazete'de yayınlanarak yasallaştırılan ulaşım kartının dahi alınamadığı süreçte, sendikamızın ve diğer sendikaların mücadeleye katılmasından sonra işveren tarafından somut bir adım atılmıştır. 24.05.2018 tarihinde Genel Sekreter Yardımcısı ile yaptığımız görüşmede aylık 104 kontörlük ulaşım kartının verilmesi teklifi masaya konulmuştur.
Bu teklife ilişkin üyelerimizin fikrinin ne olduğunu sormak-öğrenmek üzere birim temsilcilerimiz ve işyeri temsilcilerimiz üzerinden üyelerimizle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. En son yaptığımız işyeri temsilciler toplantısından (şube meclisimizden) çıkan karar şu yöndedir:  Ortak mücadelenin işverene geri adım attırdığı ve ulaşım kartı gibi bir kazanımın elde edildiği, fakat ekonomik krizin bu kadar derinleştiği koşullarda insanca yaşanacak bir ücret için mücadele etmekten ve bu düzlemde bir masanın kurulması önceliğinden vazgeçilmemedir. Dört sendikanın mutabakatıyla ve imzasıyla karar altına alınan toplu sözleşme taleplerimizden geri adım atılmamalıdır. Bu talepleri hasıraltı eden, yokmuş gibi davranan, görmezden gelen bir sözleşmeye hiçbir sendika onay vermemelidir.Üyelerimizin eğilimi bu yöndedir.

Sendikamız TÜM BEL-SEN'in çözüm önerisi, dört sendikanın imzası ile hazırlanacak bir protokolle İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden geçirilerek ulaşım kartının çalışanlara tahsis edilmesi ve toplu sözleşme sürecinin devam ettirilmesidir. Ortak mücadeleye çıktığımız bu yolda, taleplerimizin kazanımı sağlanıncaya kadar mücadele edeceğimiz konusunda karar birliğimizin olduğunu diğer sendikalara hatırlatıyoruz.             Fakat görüldüğü kadarıyla yetkili sendika İBB’nin sunduğu ilk teklife hızla evet demeye razıdır. İBB idaresi diğer gündemlerin de masada tartışıldığı bir toplu sözleşme sürecini kabul etmemekte, seçimlerin arifesinde diğer taleplerimizi tartışmaksızın üstünü örtmeye, çalışanlarla sahici bir toplu sözleşme süreci götürmekten ziyade esasen TİS konusu dahi olmasına gerek olmayan ulaşım kartını bir lütuf olarak gösterip gerçek bir sözleşme masanın kurulmasını engellemeye çalışmaktadır. Evvelden beri işverenin sendikalara biçmeye çalıştığı rol İBB’nin “sunabileceklerine” onaylamaktan öteye gitmemektedir. Bu rolü kabul etmiyoruz. Sendika hüviyeti taşıma iddiasında bulunan hiçbir sendika da kabul etmemelidir. 
Toplu sözleşmenin bu haliyle imzalanması, masadan düşen kırıntılara razı olmaktan öteye gitmeyecektir. Bu haliyle sözleşmeye acele ile imza atmak İBB’nin yıllardır dayattığı, çalışanların ve sendikaların görmezden gelindiği çerçeveye boyun eğmek anlamına gelecektir.  Tüm Bel-Sen olarak toplu sözleşmenin bu şekilde imzalanmasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Gerçek bir toplu sözleşme yapmak için bütün belediye emekçilerini gerçek bir sendika olan TÜM BEL-SEN'de örgütlenmeye çağırıyoruz.