Hata mesajı

Dosya oluşturulamadı.

ARKADAŞLARIMIZ SU GİBİ BERRAK

TÜM BEL-SEN 1 Nolu Şube Yürütme Kurulu Başkanı Çağdaş Yazıcı ve Yürütme Kurulu Üyesi Recep Temel ile EĞİTİM-SEN 6 Nolu Şube Kadın Sekreteri İdil Uğurlu, Derhal Serbest Bırakılmalıdır!

Toplumsal muhalefeti susturma ve etkisizleştirme operasyonları tüm hızıyla devam ediyor. Toplum baskı, gözaltı ve tutuklamalara alıştırılmak isteniyor, faşizm olağanlaştırılıyor. Tek adam rejimi, örgütlü muhalefeti kendisine en büyük tehdit olarak görerek baskı ve zulümle toplumu sessizliğe gömmeye çalışmaktadır. Bir şekilde konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarımızın yönetici ya da üyelerini bu operasyonların içine dâhil edilmesine özellikle dikkat edildiği anlaşılıyor. Son birkaç yıldır buna uygun bir toplum ve ülke gerçekliği yaratmaya yönelik olarak emek ve demokrasi güçlerine karşı planlı ve sistematik operasyonlar gerçekleştirilmektedir. Önce operasyon yapılıyor sonra suç oluşturulmaya çalışılıyor. Niyet faşizm olunca gerekçe bulmak tali bir konu oluyor.

12 Eylül’ün baskıcı ve otoriter rejimini miras alanlar, Ohal’de Buhal’de de hiçbir koşulda susmayan KESK’i yine hedef almıştır. AKP’nin OHAL’i temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmak, muhalefeti korkutmak ve sindirmek için kullandığını tekrarlamak bile gereksiz bir hal almıştır.

Bu şekilde bir yandan sendikalarımız ve konfederasyonumuz kriminalize edilmek istenmekte ve bu arkadaşlarımızın şahsında karanlığa karşı mücadele eden emekçilere gözdağı verilmek istenmektedir. Üstelik bu saldırı sadece gözaltılar ve tutuklamalarla sınırlı kalmamakta, ülkemizde yaşayan herkesi birer muhbire dönüştürerek kimsenin kimseye güvenmediği bir ortam yaratılmak istenmektedir.

İçeriği belirsiz, asılsız ihbarlar gerekçe gösterilerek düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğümüzün ortadan kaldırılmasını, bu hakkımızı kullandık diye gözaltına alınmayı, tutuklanmayı kabul etmiyoruz. Bu hukuksuz gözaltıları yürüten savcılara, işgüzar kurum amirlerine, gücünü hukuktan değil siyasi yandaşlıktan alanlara hatırlatmak isteriz ki; geçmişte FETO savcılarının uyguladığı bu yöntemlerden dolayı gelecekte sizlerin de yargılanmayacağınızın garantisi var mı? Kime güveniyorsunuz? Bu ülkede barış, adalet, demokrasi mücadelesi elbet bir gün kazanılacak, tehdit ve şantaj yöntemleriniz ne sendikamızı ne de demokrasi isteyenleri susturamayacaktır.

“Hukukun üstünlüğü” sıralamasında ülkemizi 113 ülke arasında 101. sıraya getirenlere düşünce ve ifade özgürlüğünü hatırlatmamızın bir etkisinin olmayacağını biliyoruz. Ancak temel hak ve özgürlüklerin bu kadar pervasız biçimde ayaklar altına alınmasını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Düşünce ve ifade özgürlüğü dönemsel politikalar uğruna ezip geçilecek, yok sayılacak haklardan olmayıp yüzlerce yıllık mücadeleler ve ödenen bedellerle güvence altına alınmışlardır. İktidar, hukuku hiçe sayarak suç işlemekten vazgeçmelidir.

İktidar, ya hala ortada bir yargı, bir anayasa “varmış” görüntüsü vermekten vazgeçip fiili parti devleti olma durumunu resmi olarak da ilan etmeli ya da anayasaya, yargı kararlarına, uluslararası sözleşmelere uygun davranmalıdır.

Eksiksiz tüm arkadaşlarımız kamuoyunun tanıdığı, adresi, yeri yurdu bilinen demokrasi, özgürlük ve eşitlik için sendikal mücadele veren kamu emekçilerinin aydınlık yüzleridir. Nereden gelirse gelsin, anti demokratik, baskıcı, gerici ve şoven hiçbir girişimin arkadaşlarımızı karalamaya gücü yetmez.  AKP’nin ne OHAL sopası, ne de diğer faşizan politikaları bizleri emek, demokrasi ve barış mücadelesinden alıkoyamaz. Sendikal hak ve özgürlükler, işçi sınıfının, ezilenlerin yüzyıllık kazanımlarıdır. OHAL gerekçesiyle askıya alınmalarını, ortadan kaldırılmalarını kabul etmedik, etmeyeceğiz.

Bu dönemde hepimiz iki seçenekle yüz yüzeyiz. Ya biat edeceğiz ya da faşizme karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Bizler kesinlikle biat edenlerden olmadık bundan sonra da olmayacağız. Temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimlere karşı emek ve demokrasi mücadelemizi yürütmeye devam edeceğiz. Bu duruma alışmayacağız, kanıksamayacağız. Biz kazanacağız.

İdil UĞURLU, Çağdaş YAZICI ve Recep TEMEL’in de aralarında olduğu göz altıları şiddetle kınıyoruz. Sendikal alandaki tüm mücadelesini emekten yana sürdüren ve daha demokratik bir ülke için çaba gösteren tüm arkadaşlarımızın su gibi berrak olduğuna inanıyor ve hukuksuz göz altıların derhal sonlandırılmasını talep ediyoruz.

Bütün demokratik kamuoyunu, işyerlerinde birlikte mesai harcadığımız çalışma arkadaşlarımızı ve dostlarımızı dayanışmaya davet ediyoruz.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz.

KESK İZMİR ŞUBELER PLATFORMU