SERMAYEYİ BES’LEMEYELİM
Zorunlu BES, esas olarak özel emeklilik sisteminin ücretli çalışan biz işçi ve emekçilere Devlet ve işveren zoruyla dayatılmasıdır. Dayatmadır çünkü biz emekçilerin özel emeklilik sigortası talebimiz yoktur. Bizim talebimiz çalışırken maaşlarımızdan devlete ödediğimiz vergi ve prim kesintilerinden sonra emekli olduğumuzda insanca yaşayacak emekli maaşı ve ücretsiz sağlık hizmeti almaktır. Çalışırken insanca yaşayacak bir ücretten yoksun yaşamak zorunda bırakılmamız yetmiyormuş ki vergi ve primleri bizden tıkır tıkır kesen Devlet, emeklik ve sağlık hakkımız için kendi sorumluluğundan cayarak, bizi uluslararası ortaklı özel sigorta şirketlerinin kucağına atmaktadır. Oysa emeklilik hakkı bireysel değil, kamusal bir haktır.
KİMLER ZORUNLU BİREYSEL EMEKLİLİK KAPSAMINDA OLACAK?
Yasal düzenleme gereği, yerel yönetim iş kolunda 2018 yılından itibaren, 45 yaşın altında olan kadrolu işçiler ve memurlar, yani tüm bağımlı çalışanlar, kendi istek ve iradeleri dışında, zorunlu olarak bireysel emeklilik sistemine sokulmuş olacaklar.
Kamu Kurumları:
Yerel yönetimler ve KİT’ler hariç tüm kamu kurum ve kuruluşları, 1 Nisan 2017 olarak belirlenmişti.
Yerel yönetimler ve KİT’ler için 1 Ocak 2018 olarak belirlendi.
Bu tarihlerden sonra kapsama giren işyerlerinde işe başlayan 45 yaşın altındaki emekçiler de sisteme dâhil edilecek.
ZORUNLU BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ NASIL İŞLEYECEK?
• Bireysel emeklilik şirketini işveren seçecek. İşveren, şirket ile sözleşme yapacak. Sisteme dâhil olan tüm işyerlerinde çalışanlar emeklilik planına dâhil edilecek.
• İşverenler her ay çalışanların prime esas brüt kazancının yüzde 3’ünü işçinin ücretinden, kamu görevlisinin maaşından kesecek ve bireysel emeklilik hesabına yatıracak.
• Prime esas brüt kazançtan kastımız giydirilmiş brüt ücret; yani ücretin yanı sıra ikramiye ve diğer parasal hakların da dâhil olduğu brüt ücret.
• 2017 yılı rakamıyla söyleyecek olursak, asgari ücretli bir işçinin ücretinden 53,3 TL kesinti yapılacak. Yani asgari ücret artışının yarısı, bireysel emekliliğe gidecek.
• İşverenlerin herhangi bir katkısı söz konusu değil.
• Öte yandan Bakanlar Kurulu, yüzde 3’lük kesinti oranını isterse yüzde 6’ya kadar çıkarabilecek.
GETİRİ GÜVENCESİ YA DA DEVLET GÜVENCESİ VAR MI?
Şirketler, gelir ya da getiri güvencesi vermiyor. Tüm sistem tamamıyla risk üzerine kurulu.
Katılımcılar, hesaplarında biriken tutarları istedikleri gibi işletme hakkına sahip. Yanlış kararlar, emekçilerin birikimlerini eritebileceği gibi ekonomik krizler başta olmak üzere birçok faktör de aynı etkiyi yapabilir.
Devlet ne bu konuda bir güvence veriyor, ne de şirketlerin batmayacağı ile ilgili garanti sağlıyor.
BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE DE İZLEDİK..!
1961-1971 Tasarruf Bono: Çalışanlarından kesinti yapılarak bono dağıtıldı.
Sonuç: Bonolar değersizleşti.
1986-1995 KEY( Konut Edinme Fonu): Yapılan kesintiler karşılığında Konut sahibi olacaksınız denildi.
Sonuç: Kimse ev sahibi olmadı. Biriken para 1996 yılında Emlak Yatırım GYO’ya aktarılarak tasfiye edildi.
1998-2003 Zorunlu Tasarruf Fonu (NEMA):Biriken paralar nemalandırılacak çok karlı olacaksınız denildi.
Sonuç: Bırakın faizini (Nema) anaparasını kurtaran kendini şanslı saydı.
ZORUNLU BİREYSEL EMEKLİLİK İLE KAMUSAL EMEKLİLİK ARASINDA NASIL BİR İLİŞKİ SÖZ KONUSU?
• Türkiye’de 1999 ve 2006 yıllarında reform adı altında kamusal emeklilik sistemi “deforme” edildi. Emekli olma yaşı kademeli olarak 65’e yükseltilirken; prim gün sayısı artırıldı. Emekli aylığı bağlama oranı yüzde 76’dan yüzde 50’ye çekildi. Sonuç olarak emekli olma koşulları çok daha ağırlaştırıldı; emekli aylıkları düşürüldü.
• Bugün bile çok sayıda yurttaş, primi dolduğu halde yaşa takıldığı için emekli olamıyor.
Yarın emeklilik yaşı daha da yükseldiğinde emeklilikte yaşa takılanların sayısı daha da artacak. Emekli olmayı başarabilenlerin eline geçecek aylık ise düşecek. Yani kamusal emekliliğin çok ciddi açıkları söz konusu.
• Zorunlu bireysel emeklilik ile işte bu açıkları yamamayı ve oluşabilecek toplumsal tepkiyi de azaltmayı hedefliyorlar. 56 yaşına gelen ancak emekli olamayanlara bireysel emeklilikten 65 yaşına kadar cüzi de olsa bir ödeme yapılacak.
• Kamusal emeklilik aylığı bağlandığında ise bu düşük aylık, bireysel emeklilik ödemesi ile takviye edilmeye çalışılacak.
SONUÇ OLARAK;
• Her şeyden önce zorunlu bireysel emeklilik, sosyal güvenliğin özelleştirilmesi ve piyasalaştırılması projesinin bir parçasıdır.
• Zorunlu bireysel emeklilik, kıdem tazminatı hakkını yok etmenin de en önemli adımlarından biridir.
• Sisteme giriş tarihinden itibaren 2 ay içinde cayma hakkının kitlesel bir şekilde kullanılması, sosyal güvenliği yok etme projesine verilecek en güzel yanıt olacaktır.
Uzun Lafın Kısası;
Zorunlu bireysel emeklilik sitemi bir dayatmaca, aldatmaca ve soygundur.
Bu soyguna izin vermeyelim.
Emeklilik hakkımızı yok ettirmeyelim.
Cayma hakkımızı kullanalım…
Sermayeyi BES’lemeyelim.
İNSANCA YAŞAYACAK BİR ÜCRET VE KAMUSAL EMEKLİLİK HAKKIMIZ İÇİN
HAYDİ HEP BİRLİKTE CAYALIM
TÜM BEL SEN İZMİR 1 NOLU ŞUBE
