Hata mesajı

Dosya oluşturulamadı.

İhraç Edilen Emekçiler Konuşuyor Yazı Dizisi 7: İZSU çalışanı bir kamu emekçisi anlatıyor...

14 Temmuz 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 692 sayılı KHK ile İZSU Genel Müdürlüğü'nden çalıştığı görevinden ihraç edilen yerel yönetim emekçisi ile yapılan röpörtaj aşağıda yer almaktadır.

 

Geceyi görünce insan gündüzün farkına varıyor

Genel hatlarıyla kendini tanıtıp, ihraç sürecinden ve bu süreçte sendikaların tutumundan biraz bahsedebilir misin bize?

- İZSU’da çeşitli birimlerde ve kademelerde çalıştım. Şunu söyleyebilirim ki olumlu anlamda işkolik biriyim. İZSU’ya faydası dokunmuş, birimimde en fazla hizmet üretmiş kişilerden biriyimdir.

14 Şubat 2017 tarihinde açığa alındım. Daha önce bir soruşturma çerçevesinde sorular sorulmuştu Bank Asya’da hesabın var mı, 2015 sonrası hesabına para akışı oldu mu?

Babam muhafazakâr bir insandır ve bu sebeple de babamın katılım bankasında, Bank Asya’da hesabı bulunmaktaydı. Babamın Demans, Alzheimer, kalp gibi rahatsızlıkları bulunduğundan ve ben de tek çocuk olduğumdan dolayı refakat etmem gerekiyordu… Babam bir süre sonra gidip edemez olduğu için daha sonra kar payı kullanımı için benim adıma bir hesap açıldı, babamın hesabıyla bağlantılı.

Bu süreçle birlikte 14 Şubat 2017 tarihinde açığa alındığım kararı geldi. Tabi hiçbir sebep belirtmiyordu. Beklemediğim bir durum olduğu için ben çeşitli kişilere bu durumu bildirdim. O dönemde Tüm Yerel-Sen üyesiydim. Sendikadan yetkililer bu durumla ilgili avukatla görüşebileceklerini söylediler. Sendikaya gittim. Sendika avukatı Cuma günleri geliyormuş, ben de orada bulundum.

Yapmış olduğum görüşme sırasında avukat OHAL döneminde böyle şeyler olabileceğini, OHAL sürecinde hiçbir şey yapılamayacağını, bunların ancak OHAL sürecinden sonra bir şeyler yapılabilir diyerek herhangi bir girişimde bulunmadı. Zaten Tüm Yerel-Sen yetkilileri de bir yol haritası çizelim, napalım ne edelim şeklinde bir şeyde bulunmadılar. İnsan bu durumlarda bir anda kendini yalnız hissediyor, ne yapacağını bilemiyor, şoka uğramış oluyorsunuz, beklemediğiniz bir şey. Oradan da böyle bir ifadeyi de aldığımda ben daha fazla etkilendim. Yani sendikal mücadelenin bir parçası olarak görüyordum bunu, yani bir hukuk mücadelesi platformu. Dolayısıyla ben bir sendika üyesi olarak sendikanın hukuki anlamda ya da sendikada belirli bir düzeyde yetkili arkadaşların bununla ilgili bir yol haritası çizip, diğer arkadaşları bir araya getirip; birlikte ne yapabiliriz, hukuksal olarak ne yapabiliriz şeklinde ilkesel bir bakış açısının olmasını beklerdim.

Beklerdim diyorum çünkü bunun ilerleyen süreçte doğru bir beklenti, zaten olması gereken bir beklenti olduğunu görmüş olmamdan. Geceyi görünce insan gündüzün farkına varıyor. Daha sonra gündüzü gördüm çünkü.

Daha sonra ben evde ne yaparım ne ederim derken bir telefon geldi. Tüm Bel-Sen sendika temsilcisi Birkan idi arayan. “Sizin başınıza geleni duyduk. Sizinle görüşmek isteriz. Bizim katkıda bulunabileceğimiz bir şey var mı” dedi. Bana çok garip geldi başta. Bu insanlar beni tanımıyorlar ve sadece geçmiş olsun demeyi bırakıp üzerine bir de bunları söylemeleri anlamlıydı. Bunu böyle söylememin nedeni bunun söylemden öte, dayanağı olan, devam eden bir süreç olduğunu ileride görmüş olmamdır. Daha sonra Tüm Bel-Sen’in hukukçusu Nazan Hanım’ın yanına gittik. Yaklaşık bir buçuk saate yakın durumu değerlendirdik. İlk anda “hemen yürütmeyi durdurma açmamız” lazım gibi bir tutumda bulundu.

O zaman gördüm ki, gerçekten sahip çıkmanın gerçekten bir şeyler yapmaya çalışmanın, en ufak bir ışığı bile değerlendirmeye çalışmanın ne kadar değerli olduğunu anladım. Ve gerçek manada hukuksal bir mücadelenin de nasıl olması gerektiğini de bir anda hissettim. Ve bu arkadaşlarla birlikte yürümenin doğru olacağını düşündüm. Ve şunu da düşündüm bu arkadaşlar bana hiçbir zaman demediler ki sen sendikanı değiştir, buraya gel biz sana yardımcı olalım demediler. Ben sonra bakın dedim, böyle bir şeyler yapıyoruz her ne kadar başka sendikaya üyeysem de bu da bazı gerçekleri, özellikle bu genç arkadaşların tavır davranış ve enerjisini, hukuksal anlamda avukatınızın gerçekten sahip çıkışını, içimde bu ruhu hissettim yani. Ben dedim “size geçmeyi” düşünüyorum. Ve hukuki işlemler için de gerekli olduğu için hızla üye oldum.

Bu ihraçtan sonra mide ameliyatı oldum. Evli iki çocuk sahibiyim. Şuan çalışmıyorum. İşsizim. 1000 TL kira gelirim, 1000 TL ailemin yardımı var onunla geçiniyorum.