Hata mesajı

Dosya oluşturulamadı.

İhraç Edilen Emekçiler Konuşuyor Yazı Dizisi 6: “KESK dışında ben bir sendika şu anda tanımıyorum…”

14 Temmuz 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 692 sayılı KHK ile Konak Belediyesi'nde çalıştığı görevinden ihraç edilen Sıtkı Öncül ile yapılan röpörtaj aşağıda yer almaktadır.

Öncelikle kendini tanıtıp, kendi durumundan bahseder misin biraz?

- Adım Sıtkı Öncül. Aslen Yozgatlıyım. İlk memuriyetime 2006 yılında İstanbul Bayrampaşa Belediyesi’nde başladım, orada bir 3-4 yıl çalıştıktan sonra Konak Belediyesi’ne tayin oldum 2010 yılında. Bu şekilde... En son bu ihraç olana kadar da o kurumda çalışmaya devam etmiştim.

Şu anda neler yapıyorsunuz; çoluk çocuk ailevi durumunuz nasıl?

- Ailevi durumumdan bahsedeyim; evliyim iki çocuğum var, hafta içi çocuklara bakıyorum, hafta sonu da bir barda, içkili bir mekanda komi garson gibi bir işte çalışıyorum. Şu anda orada part time şeklinde ek gelir babında devam ediyorum. Eşim çalışıyor.

Peki bu ihraç süreci nasıl gelişti biraz ondan bahseder misiniz?

-İhraç süreci… Benim yaklaşık 10 yıl önce açtırmış olduğum bir hesap vardı, o dönemlerde faiz konusunda biraz hassasiyetim olduğu için katılım bankalarından birini tercih etmiştim. 2007-2008 yılları diye hatırlıyorum o hesabın açılış tarihini. O dönemde daha yüksek kar payı veriyor diye bu bankayı tercih etmiştim, Bank Asya’yı. Bu da soruşturma konusu oldu. Sonrasında da 2017 Şubat ayında açığa alındım. 14 Temmuz’da da ihraç edildim.

Genel olarak bu KHK ve ihraçlara, hem de sizin özelinizde bu sürece dair değerlendirmeniz nedir?

- Tek özet bir kelimeyle şöyle diyebilirim yani, filler tepişir çimenler ezilir misali oldu. İki güç bir arada çatıştı biz de hasbelkader bir yerinden bulaşmış bulunduk ve bu şekilde ezilen olduk yani açıkçası. Tek bir banka yüzünden ki, o da kendi açtıkları bir banka zamanında devletin kanunları ile işletilmiş bir banka. Yani hiçbir şekilde aklımın ucundan, kenarından köşesinden bile geçmezdi ileride bir banka yüzünden böyle bir şey olabileceği. Biz vatandaş olarak bankaların sahiplerinin kim olduğunu bilmek durumunda değiliz…

Sendika benim için tümüyle bir hayal kırıklığı oldu…”

Hangi sendika üyesiydiniz siz bu süreçte?

-Ya sendika mevzusu benim en büyük hayal kırıklığına uğradığım bir mevzu. Normalde İlk sendikaya üye olduğum KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen idi. Daha sonra Tüm Yerel-Sen diye bir sendika kuruldu. Bu sendikadan arkadaşlar vardı, onların ricası ile Tüm Yerel-Sen’e geçtim. Bir Tüm Bel-Sen, bir Tüm Yerel-Sen oldu. Fakat bu süreçte şunu açık ve net olarak kesin bir dille belirteyim ki Türkiye’de memur sendikaları arasında KESK dışında ben bir sendika şu anda tanımıyorum. Gerek açığa alınma sürecimde gerek ihraç olmam ve daha sonra yardımları, destekleri oldu.

Tüm Yerel-Sen yetkililerine, ya kendim birkaç sefer söyledim ama böyle geçiştirici tarzda “bakarız, ederiz tarzında” cevaplar verdiler. Böyle elimizden tutar şeyleri olmadı. Genel merkezlerine gitmedim ama neticede Tüm Bel-Sen’ e de gitmedim. Ama Tüm Bel-Sen tarafından bizzat arandım ve bizim gibi aynı şeyi yaşayan kişilerle bir takım yardımlaşma faaliyetleri oldu, onlara katıldık. Yani dediğim gibi bu süreçte Tüm Yerel-Sen den en ufak bir destek görmedim ama üyeleri olamama rağmen Tüm Bel-Sen her türlü desteği sağladı. Hatta oradaki toplantılara katılmış iken hiçbir sendika üyesi olmayan ihraç edilmiş arkadaşlar dahi vardı. Bütün herkese kapılarını açmış bir sendika. Açıkçası tekrar göreve dönmem nasip olursa bu konuda, sendikal faaliyetler konusunda eksikliklerim vardı. Yani Tüm Bel-Sen’in sendikal faaliyetlerinde koşturmayı düşünüyorum. Bu yaşadığım tecrübeleri de bir örnek olarak arkadaşlarıma anlatmayı düşünüyorum.

Geçmişten bu yana muhasebe babında bir değerlendirme yapacak olursanız, sizde ne değişti?

- Zamanında karşı bulunduğum (karşı derken bu düşmanlık babında değil), fikirsel olarak mesafeli bulunduğum grupların tam tersi olduğunu, tamamıyla iyi niyetli, insani açılardan olaylara yaklaştığını gördüm. Yani dini ön plana alan sendikalar, muhafazakâr sendikaların bu süreçte sınıfta kaldığını düşünüyorum. Ki alnında bir şey yazmayan kişileri bir değerlendirme ile yaftalama yapılıyor. Ki açıkçası bir insan suçlu olsa bile çoluğu çocuğundan ötürü bir şey gösterilmesi lazım. Bizler zaten çoğumuz evli çoluklu çocuklu kişileriz, yani benim mağduriyetim hepimizi etkiliyor. Yani ben şuan şimdiden çocuklarım ufak hiç bir şeyden haberleri yok. Fakat büyüdüklerinde okula gittiklerinde orada “baban ne iş yapıyor” diye sorduklarında onların verecekleri cevap açısından şu anda bile kaygılıyım. Neticede göğsünü gere gere memur, mühendis diyecekken, mesela şu anki işimi düşünecek olursak birçok çocuğun dediği gibi serbest meslek deyip geçiştirecek.

Son olarak bizden, sendikamız Tüm Bel-Sen’den ya da genel olarak kamuoyundan beklentileriniz nelerdir?

Valla Tüm Bel-Sen den bir beklentim yok açıkçası, şu an zaten hiç tahmin etmediğim hiç beklemediğim büyük bir desteği sağladılar. Sırf aranıp, gidip sendikada bizimle aynı durumda olan arkadaşlarla bir yol yöntem belirleme açısından, birbirimize destek olma açısından bir toplantı düzenlemeleri dahi yeterliydi benim açımdan. Ondan sonraki yine aynı kişileri destekler faaliyette bulunmaları, işte tekne turu organizasyonu olsun, bu düşüncelerimi tamamen pekiştirdi. Yani dediğim gibi diğer sendikaların hiçbir şey yapmadığı bir ortamda bunları yapmaları bile benim için yeterliydi. Diğerleri yemeğin üzerine tatlı gibi bir şey oluyor yani.