İhraç Edilen Emekçiler Konuşuyor Yazı Dizisi 3: “…Bir de Tüm Bel-Sen var. İyi ki üye olmuşum.”

14 Temmuz 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 692 sayılı KHK İle  Büyükşehir  Belediyesi Makine İkmal ve Bakım Onarım Şube Müdürlüğü'nde çalıştığı görevinden ihraç edilen Lokman Kurt ile yapılan röpörtaj aşağıda yer almaktadır. 

Bize kendinden bahseder misin?

-İsmim Lokman Kurt, evliyim, bir çocuğum var. İBB’ye 5 Mayıs 2007’de Bilgi Ağları Şube Müdürlüğü bünyesinde elektrik teknisyeni olarak işe girdim. 10 yılı aşkındır çalışıyordum yani. Oradan Makine İkmal ve Bakım Onarım Şube Müdürlüğüne geçtim, Kasım ayından beridir de orada çalışıyordum.

Hakkında yürütülen bir soruşturma var mıydı, nasıl karşıladın bu süreci?

-İBB’de kurumun yapmış olduğu bir soruşturma vardı. Bugün artık OHAL Komisyonu’nun çalışma prensiplerini öğrendiğimde “biz kurumdan ihraç sebebini istiyoruz, ona göre değerlendirme yapacağız” diye kurulmuş sanırım komisyon. Öğrenince biraz ister istemez kurumuma kırıldım. Genel anlamda böyle şeylerin suç olmadığını iddia eden, savunan bir kurumda çalışanlarının böyle ihraç olmasına sebep olunması… Bilmiyorum, ha belki yapanlar üstünden atmaya çalışıyor, kuruma yıkmaya çalışıyor. Bakın sizi kurum ihraç etti, biz de gereğini yerine getiriyoruz diyorlardır. Ama, bilmiyorum…

Herhangi bir suçlama tarafımıza yok. Zaten beni en çok üzen husus da orasıdır. Ne yaptığımı bilmeden suçumu bilmeden işsizim. Genel bir iddia var ama genel iddia şahsı ne kadar bağlar? Çünkü suç normal hukukta şahsidir. Şu an ne yaptığımı bilmeden ihraç edildim.

Peki kurumundan arayan geçmiş olsun diyen oldu mu, arkadaşlarının tutumu ne oldu?

-Yöneticilerden hiç kimse aramadı. Bir tek tanıdığım başka bir birimde yöneticilik yapmış bir ağabeyimiz aradı, onun dışında bir iki arkadaşım aradı ilk hafta. Bir buçuk iki ay sonra iki arkadaşım daha aradı. Onun dışında da pek arayan olmadı. Son çalıştığım kuruma gittiğimde de orada arkadaşlar samimi karşıladılar, sordular ettiler ama, yani arayıp soran, derdimi soran olmadı pek.

Tabi bu süreçte sendikanın çok yardımı oldu. Özellikle Çağdaş arkadaşımın.

18 Temmuz’da sendikamız tarafından yapılan ihraçlara karşı yapılan eylemi nasıl değerlendiriyorsun?

- İyi oldu. Çünkü bizi bilmeyenlere kendimiz anlatma fırsatı bulduk. Çünkü bizim bir suçumuz yok haksızın karşısında haklının yanındayız şeklinde bir duruş sergiledik. Bence çok da iyi oldu. Belki çekinenler oldu olmadı, o insanların kendi görüşü. Ama şahsım adına çok iyi oldu. En azından ifade etmiş olduk kendimizi.  Şu an çoğu insanın halen daha olaylardan haberi olmadığını biliyorum. Çünkü insanlar kendi telaşına düşmüş. Yani çalışma, ekmek parası derdinde insanlar.

Sendikaların tutumu nasıldı?

- Yıllarca sendika üyeliğim yoktu benim. Yıllardır sendika üyeliği istemiyordum, olmamıştım. Ama sene başında sendikalı olmam gerektiğini düşündüm. Herhangi bir durumda destek olunması açısından hem, hem birilerine destek olmak açısından sendika üyeliğinin daha doğru olacağını düşündüm ve gittim formu doldurdum, üye oldum Tüm Bel-Sen’e.

Yani o 10 yıllık süreçteki kimsenin aramasına rağmen sendikadan aranması, bir aranıp hal hatır sorulması bile yeter insana. Çünkü bizi, şahsımı işten atılmışım, işsiz kalmışım… O beni yıkmaz. Elimiz ayağımız tutar, sağlığımız sıhhatimiz yerinde. Ekmek bulursun yani, rızkı veren Allah! Ama yani çalışma arkadaşlarımın hiç arayıp sormaması, ne bileyim bir geçmiş olsun dememesi bile işten atılmaktan, ayrılmaktan daha zor. Belki devlet düşmanı, hain, terör diye gösteriliyoruz ama onlar benim hiç umurumda değil. Çünkü ben kendimden eminim, vicdanım rahat. Biz kimsenin malını çalmadık çırpmadık, hakkını yemedik. Haksız, hukuksuz, adaletsiz hiçbir şey yapmadığımı biliyorum. Zaten incelediklerinde baksınlar bu güne kadar sabıka kaydım bile yok. Şahsımı en çok yıkan yönü, çalışma arkadaşlarımdan veya amirlerimden kimsenin arayıp geçmiş olsun bile dememesi. İnsanlar belki çekiniyor korkuyor ama korkacak bir şey yok.  Sen benim çalışma arkadaşımsın, tanıyorsun beni. İş yerimden arkadaşımsın, ne olursa olsun etkilememesi lazım. Arayıp gönül almadır. Yani insani bir şeydir.

Yarın işe dönecek olsan senin için ne değişirdi?

- Benim açımdan, bende bir şey değişmez. Şöyle, vicdanım rahat olduğu için ben yarın aynı ben olarak dönerim, yine işi layıkıyla yaparım.

Sendikal anlamda tabi daha farklı olacak. Şimdiye kadar bütün sendikalara birden bakış açım aynıydı, olumsuzdu yani. Şimdi üyelerine sahip çıkmayan sendikalar var mı, var. Arayıp bir geçmiş olsun demeyen, gönül almayan sendikalar var mı var, duyuyorum. Bir de Tüm Bel-Sen var. İyi ki üye olmuşum. Bundan sonra sendikal faaliyetlere işe devam edersek benden istendiği kadar, vaktim zamanım müsait olduğu sürece katkı sağlamaya devam edeceğim.