Hata mesajı

Dosya oluşturulamadı.

SORUMLULARDAN HESAP SORACAĞIZ!

Basına ve Kamuoyuna,

“KARA KUYULAR DERİNDİR

BURDA KALIR MADENCİLER

ÜCRETİ BİR AFERİNDİR

ZEHİR SOLUR MADENCİLER

 

GRİZU GELİR UYKUDA

NİCE CANLAR YUTA YUTA

BİZ CENNETE, O UYKUDA

TOPTAN ÖLÜR MADENCİLER”

 

Bugün yine kapkara bir güne, ülkemiz tarihinin en büyük ve kitlesel katliamlarından birine uyandık.

Manisa Soma'daki, Soma Holding'e ait kömür madeninde trafo patlaması nedeniyle gerçekleştiği iddia edilen yangın sonrası yüzlerce maden işçisinin iki bin metre derinlikte mahsur kalmasına ve ne yazık ki pek çoğunun yaşamını yitirmesine tanıklık ettik. Şu anda galerinin binlerce metre derinliğinde 500’den fazla işçi halen kurtarılmayı bekliyor.

Daha önce olduğu gibi şimdi de bu dehşetengiz bilançonun üstü örtülmek isteniyor. Her ne kadar artık tecrübeli olsak ve ne yaşanıldığını hızla çözüversek de yine bir sürü yalana maruz kalıyoruz. Teknik ayrıntılar, emek ve meslek örgütlerinin maden ocağındaki keşifleriyle netleşecek ama ortada büyük bir gerçek var: AKP emeklerimizi çalıyor, çalışma yaşamını güvencesizleştiriyor, işçi sağlığı ve iş güvenliğini yok sayıyor, iş cinayetlerine yol açıyor.

Kaza-facia diye lanse edilen cinayetin ise failleri belli: Sorumlular, kar oranlarını arttırmak ve maliyetleri düşürmek için, madenlerden tersanelere, inşaatlardan merdiven altı konfeksiyon atölyelerine kayıtdışı-sigortasız-güvencesiz çalışan emekçilerin hayatlarıyla oynamaktan çekinmeyen sermaye sahipleridir. Sorumlular bu cinayetleri suç ortaklarıyla beraber işlemiştir.

Bu işçi katliamının suç ortakları, kendi çıkardıkları kanunlarda yazanları bile uygulamaktan aciz olanlardır.

Bu işçi katliamının suç ortakları, daha önce madenlerde yaşanan iş cinayetlerine “güzel öldüler” diyerek destek verenlerdir.

Bu işçi katliamının suç ortakları, madenlerdeki iş cinayetlerinde “Bu mesleğin fıtratında ölüm vardır” diyerek göz yumanlardır.

Bu işçi katliamının suç ortakları, üyelerini katleden sermaye için “bu firma bu konuda çok duyarlı bir firmaydı.” diyebilen işbirlikçi sendikacılardır.

Hepimiz biliyoruz ki, Soma’da meydana gelen iş cinayeti devletin özelleştirme ve taşeron sisteminin ürünüdür. Özelleştirmenin faturasını her zaman olduğu gibi bugün de en önce işçiler ödemektedir. Yıllarca kamu eliyle üretimin yapıldığı bu sahalar özel sektöre devredildikten sonra iş kazalarında patlama yaşanmıştır. Bu kazalar İşçi Sağlığı İş Güvenliği önlemlerinin bir maliyet unsuru olarak görülmesinin ve aşırı üretim zorlamasının sonucudur.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan maden ocağının son olarak geçtiğimiz Mart ayında denetlendiği, mevzuata aykırı bir durum olmadığı açıklaması geldi. Baş sorumlulardan biri olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik sorumluluğu üzerinden atmaya çalışsa da biliyoruz, çalışma yaşamındaki kazalar kader değil katliamdır! İş kazaları önlenebilir! İş kazaları durdurulabilir!

Denetimleri ve muayenesi yapılan trafolar patlamaz! Madenlerde, patlayıcı ortamlarda kullanılması gereken malzemeler kullanılınca ve yangından korunma yöntemleri uygulanınca kablolar yanmaz!

Daha 15 gün öncesinde Soma’daki maden ocaklarında meydana gelen iş kazalarına ilişkin CHP tarafından sunulan, BDP ve MHP'nin desteklediği araştırma önergesinin görüşülmesini reddeden AKP’li milletvekilleri suçludur. AKP hükümeti emek düşmanı politikalarıyla iş cinayetlerinin sorumlusudur. Konuyla ilgili bakanlar ve hükümet derhal istifa etmelidir. Soma Holding’e bağlı maden ocağının denetim sonuçları derhal açıklanmalı, Soma Holding’in patronları hesap vermelidir!

Çok sık iş kazalarının yaşandığı ve kazaların adeta seri iş cinayetlerine dönüştüğü, 12 bin maden işçisinin çalıştığı Soma’da bu tür iş kazalarından kurtarılan işçilerin tedavisine dönük devlet tarafından yapılmış özel bir sağlık birimi ve yanık ünitesi bulunmamaktadır.

İlgililere bir kez daha sesleniyoruz; ölümleri seyretmeye doymadınız mı? Gerekli önlemlerin alınması için ocaklara daha kaç kurban verilecek? Maden ocaklarına dönük gerçek denetimler ne zaman başlayacak? Madenciliğin yoğun olduğu bölgelerde olası iş kazaları ve bu kazalardan mağdur olanların tedavilerine yanıt verecek sağlık birimleri ne zaman oluşturulacak?

Kaza sonucu madende mahsur kalan işçiler bir an önce kurtarılmalıdır. Bu iş cinayetlerinin sorumluları derhal yargı önüne çıkarılmalı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı derhal istifa etmelidir.

Bizler bu tabloya razı olmayanlar, emeğimizin ve canımızın yok sayılmadığı, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin çalışma yaşamının ana bileşeni olduğu güvenceli bir çalışma yaşamı için, bugün Türkiye'nin farklı noktalarında ve İzmir'de bu durumu protesto eden eylemlere tüm emekçileri davet ediyoruz.

Son olarak, Manisa-Soma’da hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, ailelerine ve çalışma arkadaşlarına baş sağlığı diliyoruz. Şu anda hala kendilerine ulaşılamayan maden işçilerinin de bir an önce sağ salim aramıza katılmalarını umut ediyoruz.

Kaza Değil, İş Cinayeti!

Facia Değil, Toplu Katliam!

Soma Maden İşçileri Yalnız Değildir!

Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!

 

TÜM BEL-SEN İZMİR 1 NO’LU ŞUBE