MOBİNGLE MÜCADELE ÇALIŞTAYI BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

TÜMBEL SEN İzmir 1 No'lu Şube ve Psikososyal Travma Çalışmaları Derneği’nin birlikte düzenlediği "Mobbingle Mücadele Mekanizmaları" Çalıştayı 31 Ocak 2015 tarihinde Fuar İzmir Sanat Merkezinde gerçekleşti. Sendika üyelerinin yanı sıra İzmir yerelindeki meslek odaları, sendikalar, kadın örgütleri, üniversiteler ve demokratik kitle örgütlerinden katılımcıların katılım gösterdiği çalıştay, uzmanların sunumu çerçevesinde mobbingi psikolojik, hukuksal ve üretim ilişkileri bağlamında ana akım dışı bir perspektifle ele alındı.

Açılış konuşmasını yapan Tümbel-Sen 1 No’lu Şube Başkanı Ulus Bozkır, mobbinge ve işyerlerinde yaşanan diğer tüm baskılara karşı mücadelenin sendikaların temel işlevlerinden olduğunu vurgularken, Psikososyal Travma çalışmaları derneğinden aldıkları destek ile bu konuya ilişkin güçlü bir mekanizma oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. 12 haftalık eğitim sürecinin tamamlanmasının ardından gerçekleştirilen bu çalıştayın, mobbingi psikolojik, hukuksal ve üretim ilişkileri bağlamına eleştirel bir yaklaşımla ele alması ve mücadele olanakları geliştirme noktasınada önemini vurguladı.

Psikososyal Travma Çalışmaları Derneği’nden Dr. Türkcan Baykal derneğin İzmir’de uzun yıllardır travma alanında çalışma yürüten psikolog, sosyolog, doktor ve hukukçulardan oluştuğunu ve amacının psikososyal travmaya maruz kalan ya da kalma riski taşıyan birey ve gruplara yönelik olarak danışmanlık ve eğitim gibi destekler sağlamak , geliştirdikleri araştırmalar ve projeler yoluyla şiddet ve ayrımcılıkla mücadeleye katkı sağlamak olduğunu belirtti. İş yaşamında karşı karşıya kaldığımız psikolojik yıldırma(mobbing) meselesinin multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmasının önemine değinen Baykal, bu çalışmanın diğer emek örgütleri açısından örnek bir model oluşturma konusundaki işlevinin altını çizdi.

Çalıştay, Psk.Eser Sanıkçı’nın “Kapitalist çalışma ve iş yerinde psikolojik şiddet” başlıklı sunumuyla başladı. Sandıkçı; sunumuna Mobbing kavramını ilk ele alınış biçiminden bu yana ele alındığı kavramsal çerçevelerden yola çıkarak, “mobbing sınıf mücadelesi açısından sakıncalı bir kavram mı?” sorusunu tartıştı. Mobbingin iş yaşamındaki bir takım “zorba”ların ortaya koyduğu bireysel bir patolojiden kaynaklanmadığını belirten Sandıkçı, mobbingin kapitalizm ve patriyarkal ilişkiler bağlamında ele alınmasının önemini vurguladı.

Çalıştayın İkinci kısmı Plaza Eylem Platformu'nun "Neden ben?" "Hedefteki Birey" sunumuyla devam etti. Platform özellikle beyaz yakalı çalışanların örgütlenme biçimlerine değindi ve bu çerçevede yaptıkları deneyim paylaşımı atölyeleri, raporlamalar, sosyal medyada kullandıkları araçlar üzerine aktarımda bulundu. İş yaşamındaki performans değerlendirmesi ve gizlilik gibi kavramların mobbinge zemin hazırladığını vurguladı.

Çalıştayın aradan sonraki kısmı Av.İzzet Otru’nun "Hukuki Açıdan Mobbing ve Kolektif Hak İhlalleri ile Mücadele Mekanizmaları" sunumuyla devam etti . Otru, mevcut mobbing literatürünün egemen bir dil ve egemenlerden yana bir üslupla yazıldığını belirterek, sınıfın kendi literatürünü oluşturması gerekliliğinin önemine değindi. Hakim literatürün mobbingin değerlendirilmesi noktasında 6 ay sürmesi, haftada bir olması vb. kıstaslar ortaya koyduğunu, örgüt kültürü kavramı ile topluca maruz kalınan mobbingin meşrulaştırıldığını ifade etti.

Son bölümde “Nasıl yapmalı” başlıklı bir forum ile çalıştay katılımcıları, soru ve katkılarını ortaya koyarak, ortak bir mücadele hattının nasıl oluşturulabileceğini tartışıldı.

TÜM BEL SEN İZMİR 1 NOLU ŞUBE