EMEK VE DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE ÇEYREK ASIR
Yerel yönetimlerde çalışan emekçilerin gerçek örgütü TÜM BEL SEN, sendikal haklar ve demokrasi mücadelesinde 25 yılını geride bıraktı. Kuruluş yıldönümümüz hepimize kutlu olsun.
20 Aralık 1990 tarihinde 6 bin kamu çalışanı eşliğinde 1618 kurucu üyenin dosyalarını İstanbul Valiliğine teslim etmesiyle tüzel kişiliğine kavuşan sendikamız büyük özveri ve yoğun emekle yoğrularak bu gün 25. yılına ulaştı.
Bugün 43 şube 17 temsilcilik 30 bine yaklaşan üyesi ile ülke genelinde çalışanların diline, dinine, etnik kökenine bakmaksızın; tüm yerel yönetim emekçilerinin örgütlü tek sendikası olarak mücadelesine ilk günkü kararlılığı ile devam etmektedir.
TÜM BEL-SEN ülke genelinde emekçiler adına toplu iş sözleşmesi imzalayan ilk ve tek sendikadır. Bu onur her türlü baskı ve saldırıya direnerek sendikamızı kuran ve günümüze taşıyan yerel yönetim emekçilerinindir.
Geride bıraktığımız yıllara baktığımızda bu günlere kolay gelinmediğini görüyoruz.
Bu mücadelede binlerce arkadaşımız baskı ve engellemelerle karşılaştı. Birçoğumuza adli ve idari cezalar verildi. Kimi zaman sürgünlerle, kimi zaman gözaltı ve tutuklamalarla, kimi zaman da coplarla sindirilmeye, susmaya zorlandık. Ancak bunların hiçbirine teslim olmadık, sinmek veya yılmak bir yana bütün bu saldırılar mücadelemizle yaratacağımız gelecek güzel günlere olan kararlılığımızı ve direncimizi daha da artırdı.
Kimi zaman devletin baskıları ile, kimi zaman belediye başkanlarının yanlı tutumları ile karşılaştık. Kimi zaman yol arkadaşlarımızın ihanetine uğradık. Ancak biz doğru bildiğimiz yolumuzdan taviz vermeden emek ve demokrasi mücadelemize 25 yıl öncesinde kuşandığımız umut ve azimle devam ettik. Bu uğurda bedeller ödedik.
Kendi kişisel ikbal ve iktidar hırsı uğruna ülkeyi iç savaşa sürüklemekte beis görmeyen, toplumda ırkçılık ve şovenizmi körükleyen AKP-Saray zihniyeti ülkenin dört bir yanını ateş topuna çevirmiştir.
10 Ekim 2015 de ülkemizin umudu, vicdanı olmak, yurdun dört bir yanından savaşlar olmasın, analar ağlamasın demek için DİSK-TMMOB-TTB ve Konfederasyonumuz KESK’in çağrısı ile Ankara’ya geldik. Kobane’ de çocuklara oyuncak götürmek için yola çıkan 33 genci katleden zihniyet Ankara Garı’nda toplanan barış güvercini 100 yoldaşımızı da katletti.
Şemsettin KAYMAK, İkram MİHYAZ, Cemal ÇAM, Elmas YALÇIN, Efset DURAN gibi birçok yiğit mücadele arkadaşımızı bu uğurda yitirdik. Sendikamızın bu güne gelişinde emeği geçen, yitirdiğimiz mücadele arkadaşlarımızı minnetle ve saygıyla anıyor, her türlü engel ve zorluğa rağmen yılmadan ve yorulmadan mücadeleyi yürüten üye ve yöneticilerimizi yürekten kutluyoruz.
Emek, demokrasi, barış ve özgürlükler mücadelesinde 25 yıllı geride bıraktığımız bu gün bizler için sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda mücadelemize başladığımız ilk gün olduğu gibi karanlıkları aydınlığa çevirme azmimizi kuşanma günüdür.
İktidarın en ufak bir sokak eylemine dahi gaz bombalarıyla, polis coplarıyla saldıran tahammülsüz baskıcı ve yasakçı uygulamaları göstermektedir ki önümüzdeki süreç hak ve özgürlükleri uğruna mücadele edenler için zorlu geçecek.
1 Kasım seçimleri sonrası iktidar kürt sorunun çözümünde yeniden şiddet ve kandan medet ummaktadır. Anayasayı ihlal ederek günlerce sokağa çıkma yasakları uygulamakta öğretmenler illerden boşaltılmakta sağlık emekçileri hastanelere kapatılmakta savaş hazırlıkları yapmaktadır. Halkın iradesi ile seçilen belediye başkanları tutuklanmakta halkın iradesi hiçe sayılmaktadır. Haber alma özgürlüğümüz engellenmekte gazeteciler hapse atılmaktadır.
İktidar emekçilerin yüzyıllardır mücadele ile kazandığı haklarına saldırma cüreti göstermektedir. İş güvencemize saldırmakta bizleri açlığa sefalete ve köleliğe teslim olmaya zorlamaktadır. TÜM BEL-SEN olarak bizler bu tehdide asla boyun eğmeyiz. Teslim olmayız. Kaybettiğimiz yoldaşlarımıza sözümüz budur. Bu uğurda gerekirse bedeller ödemeye hazırız.
Çünkü hak verilmez alınır diyerek 25 yıl önce başlattığımız mücadelenin bize gösterdiği şudur: Hakları için mücadele etmeyenlerin sonu sefaletten, kulluktan ve kölelikten başka bir şey değildir. İktidar yandaşlığı ile örgütlenmiş sendikaların sonu hep hüsran olmuştur.
Bu yüzden, hiçbir haksızlığın, hukuksuzluğun, sömürünün ve baskının karşısında Korkmuyor, Susmuyor ve Teslim Olmuyoruz.
Grevli toplu sözleşme hakkımızı engelleyerek bizleri güvencesiz çalışma koşullarına mahkûm etmek isteyenler karşısında TÜM BEL-SEN’i bulacaklardır.
Dünya tarihi tanıktır ki hiçbir baskı ve saldırı emek, demokrasi, barış ve özgürlük taleplerini susturamamıştır. Ne kadar acımasız olursa olsun her diktatörlüğün bir sonu olmuştur. Er ya da geç bu süreç sona erecek ve bu hukuksuzlukların hesabı mutlaka sorulacaktır.
Hiçbir faşizan uygulamanın halkların emek, demokrasi, barış ve özgürlük taleplerini susturamayacağına inanan biz TÜM BEL SEN’liler, kazandığımız değerlere sahip çıkmak ve bunlara daha yenilerini eklemek için sürdürdüğümüz fiili ve meşru mücadelede tüm emekçileri sesimize ses katmaya, gücümüze güç katmaya çağırıyoruz.
Büyük özveri ve yoğun emekle sürdürdüğümüz mücadelede kazanan biz olacağız.
Çünkü özgürlüklerin daim olduğu bir ülkede eşitliği, kardeşliği ve barış içinde bir yaşamı yaratacak olanlar bizleriz.
Birliğimiz ve mücadele kararlılığımız engelleri aşacak en büyük gücümüzdür.
Gelecek güzel günleri, birliğimiz, dayanışmamız ve mücadelemizle yaratacağımıza olan inancımızla tüm örgütümüze saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz
Daha nice mücadele dolu yıllarda sendikal örgütlüğümüzün sürmesi dileğiyle 25. kuruluş yılımız kutlu olsun.
ZAFER DİRENEN EMEKÇİNİN OLACAK.
TÜM BEL-SEN GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU
