Hata mesajı

Dosya oluşturulamadı.

"Buradayız Ahparig!" 18:30'da Kıbrıs Şehitleri Caddesi Leman Kültür Önünde Buluşuyoruz.

19 Ocak 2007'de Şişli Osmanbey'de bulunan Agos gazetesi önünde vurularak katledilen Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, ölümünün 8'ncı yılında da adalet arayışımız devam edecek. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak "bir bebekten katil yaratan" zihniyetten hesap sorulana kadar kateledilen bütün fidanlarımız için alanlarda olacağız. Evet, kardeşimiz Hrant'ın dediği gibi "... bu topraklarda gözümüz var..." İzmir  Emek ve Demokrasi Güçleri olarak yüreği adaletten, emekten, barıştan yana olan bütün yurttaşlarımızı bugün " Buradayız Ahparig!" demeye çağırıyoruz. 

Toplanma Yeri ve Saati: Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Saat 18:30

 

Hrant Dink’in Mektubu; “Aç gözlerimi hadi…”

Ey Sevgilim
Ey sevgilim, ey birtanem, ey ‘ben’tanem!
Aç gözlerimi hadi…

Ve anımsa.

Günlük ezberimizin bozulduğu, sıradan söylemlerimizin kekeleştiği ilk göz sevişmelerimizi anımsa.

Sınırlanmış yaşantımızı ilk yırtışımızı…

Dayatılanlara, sunulanlara yenik düşmüş bakışlarımızın ilk dirilişini, direnişini…
Tarih yaratıyordu artık o gözler… Anımsa.

Yüklüydük, gayrı insani yüklerin en ağırıyla…

Aşk bu, kolay mı öyle kapıp da kaçmak? Kolay mı öyle tarih yaratıp da zamanın insafına terketmek?
Sırtlayıp taşınması gerekirdi geleceğe… Beslenmesi gerekirdi.

Azalmanın değil çoğalmanın hücresiydi sırtladığımız… Bütün hallerimizin çekirdeğiydi.

Artık silahımız da oydu… Atom bombamız da.

Nice acılı ve zalim çalkantıların arasından hep onun sayesinde sıyrılacaktık.
Onu kaybetmemeliydik. O bizim tarihte ilk kurtarılacak ve hep kurtarılacak üretim aracımızdı.

Zamanla hesaplaşmamızda, didişmemizde, cebelleşmemizde tek kalemizdi. “Büyük dünya”ya karşı verdiğimiz mücadelede “Küçük dünyamız”dı, savunma alanımızdı, sığınağımızdı.

Ey sevgilim, ey aşkım!

Sen var ya sen, hep uğruna mücadele ettiğim barıştın, huzurdun.
Farklı olma hakkımın, eşit yaşama arzumun ve özgürlük sevdamın köküydün.
Sen benim sonradan kazandığım sosyal bir hak değil, insan olma temelimdin. Ta kendimdin, halimdin.

Sakındığımdın. Ödediğim bedellerin nimetiydin.  Hep yaşadığım ama hiç erişemediğimdin.

Sevgilim!

İnan ben seni onursuz hiçbir sevdayla aldatmadım.
Bedelin pahalıydı, ödedim… Ödeyeceğim.
Ve günün birinde sevgilim, gözlerim yorulanda…
Çağır çocukları yanına.
Aç gözlerimi son bir kez.

Onlara bebeklerimi göster ve de ki:

“Sizin babanız beni işte bunlarla sevdi.”

 

23.01.2007 tarihinde Rakel Dink'in  Veda Konuşması

'Sevgili dostlar, bugün bedenimin yarısını, sevgilimi, çocuklarımın babasını, sizin kardeşinizi uğurluyoruz. Sağdakine, soldakine, öndekine, arkadakine rahatsızlık, saygısızlık vermeden, sloganlar atmadan, pankartlar açmadan, sessiz bir saygı yürüyüşü gerçekleştiriyoruz. 
 
Bugün sessizlik ile büyük bir ses yükselteceğiz. Bugün derinliklerin ışığa yükseldiği günün başlangıcıdır. Yaşı kaç olursa olsun 17 veya 27. Katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim.
 
Hrant'ın doğruluğa, şefaflığa ve dostuna olan sevgisi onu buraya getirdi. Korkuya meydan okuyan sevgisi onu büyüttü. "O büyük bir adamdı'' deniliyor. Size sorarım, o büyük mü doğdu? Hayır. O da bizim gibi doğdu. O gökten değildi. O da topraktandı. Bizim gibi çürüyen bir beden, fakat yaşayan ruhu, yaptığı iş, kullandığı üslup, gözlerindeki, yüreğindeki sevgi onu büyük yaptı. 
 
Evet o büyük oldu. Çünkü büyük düşündü, büyük söyledi. Bugün buraya gelerek hepiniz büyük düşündünüz, sessizce büyük konuştunuz. Siz de büyüksünüz. Bugünle kalmayın, bu kadarla yetinmeyin.
 
O bugün Türkiye'de milat yaptı. Sizler de mührü oldunuz. Onunla manşetler, onunla konuşmalar, onunla yasaklar değişti. Onun için dokunulmazlar veya tabular yoktu. Büyük bir bedel ödedi. Bedellerin ödendiği gelecekler Hrantlar'ı severek, Hrantlar'a inanarak olur. 
 
Nefretle, hakaretle, kanı kandan üstün tutarak olmaz. Bu yükseliş karşısındakini kendin gibi görerek, kendin gibi sayarak olur.
 
Hitusun yardımıyla yarattığı ev cennetinden ayırdılar. Göksel ve ebedi cennete kanat açtırdılar. Gözleri daha yorulmadan, bedeni daha yaşlanmadan, daha hasta olmadan, sevdiklerine doymadan kanat açtırdılar göksel cennete. Biz de geleceğiz sevgilim. 
 
Biz de geleceğiz o eşsiz cennete. Oraya yalnız ve yalnız sevgi girer. Orada gerçek sevgi ile birarada ebedince yaşayacağız. Yaptıklarını, konuştuklarını kim unutabilir sevgilim? Hangi karanlık unutturabilir sevgilim? Olmuşları, olanları kim unutturabilir? Korku unutturabilir mi sevgilim? Yaşam mı, zulüm mü, dünyanın zevkü sefası mı sevgilim? Yoksa ölüm mü unutturacak sevgilim? Hayır, hiçbir karanlık unutturamaz. 
 
Ben de sana yazdım aşk mektubunu sevgilim. Bana da ağır oldu bedeli sevgilim. Sevdiklerinden ayrıldın, çocuklarından, torunlarından ayrıldın, burada seni uğurlayanlardan ayrıldın, kucağımdan ayrıldın, ülkenden ayrılmadın."