Hata mesajı

Dosya oluşturulamadı.

Başta Üyelerimiz Olmak Üzere Bütün Kamu Emekçilerine Zorunlu Açıklama (Tüm Yerel-Sen adlı ‘sendika’ tarafından dağıtılan 05/03/2014 tarihli bildiri ve iş yerlerindeki söylemleri aşağıdaki açıklamayı zorunlu kılmıştır.)

Değerli arkadaşlar, saygıdeğer kamu emekçileri,

Emekçileri bölenler bilgi kirliliğinden medet umuyor!

Bahse konu ‘sendika’ tarafından toplu sözleşme sürecine ilişkin olarak bilinçli ve açık bir çarpıtma yapılmaktadır. Sendikamız tarafından öncesinde dağıtılan metinlerde yer alan ve dağıtımı esnasında izah ettiğimiz sehven yapılmış bir hatayı mesnetsiz iddialarına dayanak yapmak adına kullananların hedefi emekçiler ve toplu sözleşmeye taraf işveren nezdinde kafa karışıklığı yaratarak kendi lehlerine fiili bir durum yaratmaktır.

Yalanlarla, tehditlerle hiçbir yol alınamaz!

Bildirilerinin başına “Baskılar bizi yıldıramaz” diye yazanlar iki-üç hafta önce İZSU’da “biz burada yetkili sendikayız, siz burada konuşamazsınız” diyerek sendikal faaliyet yürüten arkadaşlarımızı saldırgan bir üslupla fiilen engellemeye çalışmış ve onlara en güzel cevabı da yine oradaki emekçiler vermiştir. Bizler, yetkili sendika olmakla birlikte hiçbir yerde başka bir sendikanın örgütlenme çabasına fiili bir engel oluşturmadığımız gibi bunu emekçilerin aklına ve iradesine yapılmış bir hakaret sayarız.

Söz konusu ‘sendika’ toplu sözleşmedeki sorumluluğumuz gereği mevzuat hakkında tüm kamu emekçilerine yapmış olduğumuz bilgilendirmeden yola çıkarak bizi iktidarın sözcüsü olarak tanımlamış. Bu hususta, herkese TÜM BEL-SEN’in ve KESK’in mücadele tarihine veya çok da uzaklara gitmeden AKP iktidarı dönemindeki 4+4+4 eylemlerinden Gezi’ye kadarki süreçteki mücadelemize ve iktidarın bize karşı takındığı düşmanca tavra bir bakmayı öneririz. Kuruldukları günden bu yana iktidarın yandaş sendikasına veya benzeri sarı sendikalara tek bir laf etmeden bütün eleştiri oklarını AKP ve onun yandaş sendikası ile aynı cephede yer alarak sendikamıza ve konfederasyonumuza yöneltiyor olmalarını da ayrıca “manidar” bulduğumuzu ifade edelim.

İddialar hukuki metinlerin çarpıtılmış halidir!

Bahse konu ‘sendika’ açıklamalarında mevcut sözleşmeyi Ek Protokolle devam ettirme olanağını yalnızca kendimizde gördüğümüzü belirtmiş ve bunu da bir tehdit olarak sunduğumuzu ifade etmiş, kendisinin de bu yetkiye sahip olduğunu iddia etmiştir. 4688 sayılı yasanın geçici 14. Maddesine göre sözleşmeyi devam ettirme yetkisi elbette bizdedir. Bu husus ayrıntılı olarak ekteki bilgi notunda izah edilmektedir.

İkinci iddia ise yetkiye ilişkindir ve buna göre bahse konu ‘sendika’ en çok üyeye sahip sendika olduğu savıyla toplu sözleşme imzalayabileceğini iddia etmektedir. 4688 sayılı yasanın 30. maddesi ve 09/11/2001 tarihli ve 24578 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik uyarınca İBB’de (İZSU ve ESHOT dâhil) 15 Mayıs 2014 tarihine kadar resmi olarak TÜM BEL -SEN yetkilidir. Bu husus da bilgi notunda izah edilmektedir.

Dahası, AKP ve yandaş sendikası MEMUR-SEN arasında imzalanan 2014-2015 Toplu Sözleşme Mutabakat Metnine göre belirlenen tavan tutarın (şu an için yaklaşık 730,00 TL) üzerinde bir sosyal denge tazminatı alabilmenin yolu da en azından önümüzdeki toplu sözleşme süreci için mevcut sözleşmenin geçici 14. maddeye göre uzatılmasından geçmektedir. Aksi durum yeni bir sözleşme demektir ve yeni sözleşme Mutabakat Metnine göre yapılmak zorundadır. Bu husus bizim için bir mücadele gerekçesidir. Bizler toplu sözleşme hakkımızı sınırlayan iktidar-yandaş sendika ortaklığına, sahte sendika ve toplu sözleşme(me) yasasına karşı grevli toplu sözleşmeyi elde etmek için mücadelemizi dün olduğu gibi bundan sonra da sürdüreceğiz. Bu açıdan bu teknik detayları paylaşmayı kamu emekçilerinin toplu sözleşme sürecine daha hazırlıklı girmeleri açısından sorumluluğumuz gereği olarak görüyoruz. Bunları bir tehdit olarak yansıtmak en hafif tabirle sorumsuzca bir yaklaşım olduğu gibi bunları yok sayarak oluşabilecek mağduriyetlerin sorumluluğunu da üstlenmeyi gerektirir.

Değerli arkadaşlar, saygıdeğer kamu emekçileri,

Toplu sözleşme sürecinde söz, yetki ve karar sizde olacak!

Yukarda da belirtildiği ve ekteki bilgi notunda izah edildiği üzere yerel secimler sonrası işveren ile sendikamız toplu sözleşme masasına oturacaktır. Bu süreçte üyemiz olsun olmasın bütün emekçilere hazırlanan Toplu İş Sözleşmesi taslağı sunularak talepler ortaklaştırılacak ve bu talepler temelinde müzakere yapılacaktır. Toplu iş sözleşmesi imzalanmadan önce işyeri toplantıları vb. yöntemlerle emekçilerle görüşülecek, Şube Meclisimizin onayı alınacaktır. Bu hususta gerekirse referanduma başvurulacaktır. Tabanın söz, yetki ve kararı doğrultusunda toplu iş sözleşmesi imzalanacaktır.

Aslolan mücadeledir!

Tüm bu hukuki açıklamalar bir yana toplu sözleşme süreçleri emekçiler için mücadele süreçleridir ve toplu sözleşmeler de bu mücadelelerden elde edilen kazanımların birer ifadesidir. Yani aslolan mücadeledir. Bizler hâlihazırdaki toplu sözleşmelerimizi kolay kazanmadık. Toplu sözleşme hakkımızı koruyup geliştirmek de örgütlü gücümüzü büyütmekten geçer. Emekçilerin işveren karşısında dağınık ve parçalı görüntü sunması ancak emekçilerin yaptırım gücünü zayıflatır ve yeni kazanımlar elde etmesini engeller. Birleşirsek güçleniriz. Bu doğrultuda, mücadele birliğimizi bölenlere inat diğer sendikalarda örgütlü veya örgütsüz herkesi kazanımlarımızı korumak ve büyütmek için yerel yönetim emekçileri sendikal hareketinin öncüsü olan TÜM BEL-SEN’de örgütlenmeye ve bu amaçla yapılacak her türlü eylem ve etkinliğe güç vermeye davet ediyoruz.

 

BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ!

GÜCÜMÜZ BİRLİĞİMİZ, BİRLİĞİMİZ TÜM BEL-SEN!

YAŞASIN TÜM BEL-SEN, YAŞASIN KESK!

TÜM BEL-SEN İZMİR 1 NOLU ŞUBE

 

 

Konuya ilişkin bilgi notu aşağıda ayrıntılı olarak yer almaktadır:

 

Tüm Yerel-Sen adına dağıtılan bilgi notu, aşağıdaki üç temel husus üzerinden 4688 sayılı yasaya aykırılıklar içermektedir.

  1. İBB (İZSU ve ESHOT dâhil) ile TÜM BEL-SEN arasında 03.09.2011 tarihinde imzalanmış ve 28.03.2014 tarihine kadar yürürlükte olacak sözleşme, süresi sonunda başka bir sendika ile geçici 14. madde kapsamında devam ettirilemez. 28.03.2014 tarihinden sonra başka bir sendika ile yapılacak sözleşme ilk kez yapılan sözleşme olarak değerlendirilir ve 4688 sayılı yasanın geçici 14. Maddesindeki istisnalara tabi olamaz.

4688 sayılı yasanın geçici 14. Maddesi kapsamında 15.03.2012 tarihinden önce imzalanmış ve süresi sonunda sona eren sözleşmelerin bu tarihten itibaren bir ay içerisinde yeniden yapılabileceği yani yenileneceği ve yeni bir sözleşme yapılmasına ilişkin 4688 sayılı yasanın 32. Maddesi üçüncü fıkrası hükümlerinin dikkate alınmayacağı düzenlenmektedir.

Tüm Yerel-Sen’in iddiasına göre 4688 sayılı yasaya göre ilgili sözleşmenin süresi sonundan itibaren bir ay içerisinde yeniden yapılması sırasında sözleşmenin tarafının değişebileceğidir. Oysaki ilgili yasa maddesinde belirtilen 15.03.2012 öncesinde sözleşme yapmış kurumların sözleşme süresi sonundan bir ay içerisinde yeniden sözleşme yapabilmesi durumu sözleşmenin yenilenmesine ilişkin bir düzenleme olup 15.03.2012 tarihi öncesinde imzalanmış asıl sözleşmeye bağlı bir düzenlemedir. Nitekim bütün sözleşmelerde olduğu gibi toplu iş sözleşmesi veya sosyal denge tazminatı ödemeye yönelik sözleşme, tarafların özgür iradesinin ifadesi olarak onlara özgü bir akittir. Yani sözleşmenin tarafları sözleşmenin asli birer unsurudur. Bu nedenle tarafların değişmesi halinde yapılacak sözleşme önceki sözleşme ile herhangi bir hukuki devamlılık ve bağ içermeyip önceki sözleşmenin yenilenmesi kapsamında değerlendirilemez.

Sözleşmenin taraflarının değişmesi yani ilgili belediyenin kapanması veya sendikanın değişmesi gibi durumlarda yapılacak sözleşme tamamıyla yeni bir sözleşme olacağından 4688 sayılı yasanın geçici 14. Maddesindeki düzenlemenin konusu olmayıp hiçbir istisnai şarta tabi olmadan sadece yasanın 32. Maddesinin konusudur. 4688 sayılı yasanın 32. Maddesi mahalli idarelerde kimlerle, ne zaman ne sürede ve hangi şartlar altında sözleşme yapılacağı açıkça belirtilmektedir. Buna göre ilgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmi beşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz.

Netice itibariyle, İBB’de (İZSU ve ESHOT dâhil) mevcut durumda geçerli olan ve 28.03.2014 tarihinde sona erecek sözleşmenin bu tarihten itibaren bir ay içerisinde 4688 sayılı yasanın 32. Maddesinin yukarıda alıntı yapılan 3. fıkra hükümleri aranmaksızın yeniden yapılabilmesi, yani yenilenmesi için taraflarının değişmemesi gerekir. Aksi halde 15.03.2012 tarihinden önceki sözleşme ile her hangi bir devamlılık olmayıp ilk kez yapılacak sözleşme niteliğinde değerlendirilecek yukarıda şartlarla bağlı olacaktır. Türkiye’nin birçok belediyesi gibi İBB de, belirtilen bu şartları yerine getiremediği takdirde 4688 sayılı yasanın 32. Maddesi hükümleri çerçevesinde herhangi bir sendikayla sözleşme yapamayabilecektir.

Bununla birlikte; geçici 14. maddeye göre değerlendirildiğinde, 15.03.2012 tarihinden önce TÜM BEL-SEN ile yapılan sözleşme için bu sözleşmenin bitiş tarihi olan 28.03.2014 tarihinden bir ay içerisinde (yani 28.04.2014 tarihine kadar) TÜM BEL-SEN ile İzmir Büyükşehir Belediyesi bu sözleşmenin yenilenmesi veya devamlılığı kapsamında 32. Maddenin üçüncü fıkrası hükümleri dikkate alınmaksızın yeniden sözleşme yapabilir. 28.04.2014 tarihine kadar sözleşme imzalanmaz ise bu kurumda sözleşme imzalanması hususu hiçbir istisnaya tabi olmadan bütünüyle 4688 sayılı yasanın 32. Maddesi hükümlerine göre yapılmak zorunda kalınacaktır.

  1. Tüm Yerel-Sen adına yazılan görüş yazısında belediyelerde sosyal denge tazminatı ödenmesine yönelik belediye başkanı ile sözleşme imzalamaya hangi sendikanın yetki olduğuyla ilgili tamamen yasaya aykırı bir açıklama yapılmıştır. Kurumlarda en çok üyeye sahip sendika bir yıllığına geçerli olacak şekilde her yıl sadece 15 Mayıs tarihini takip eden beş iş günü içerisinde gerçekleştirilen yetki tespit toplantısında belirlenir.

4688 sayılı yasa belediyelerde sosyal denge tazminatı imzalama hakkını ilgili kurumda en çok üyeye sahip sendikaya vermektedir ve buradaki en çok üyenin tespitinin nasıl ve ne kadar süreliğine olacağına ilişkin 30. maddesinde ayrıntılı düzenleme yapmaktadır.

4688 sayılı yasanın 30. maddesindeki bu düzenlemeye göre, her yıl 15 Mayıs tarihini takip eden 5 iş günü içerisinde bütün kamu kurumlarında üyelerinden aidat kesintisi yapılan sendikaların üyelerini gösterir liste, ilgili kurum yetkilisi ve sendika temsilcilerinin katıldığı toplantıda değerlendirilir. Bu değerlendirmeden sonra, toplam kamu görevlisi sayısı ile sendika üyesi kamu görevlilerinin sendikalara göre toplam sayılarını belirten tutanak toplantıya katılan taraflarca imzalanır ve böylece ilgili kurumda en çok üyeye sahip sendika; kurum tutanaklarının ülke genelinde birleştirilmesi sonrasında da hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendika tespit edilmiş olur. 09/11/2001 tarihli ve 24578 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelikte de bu husus ifade edilmektedir.

30. maddede söz konusu bu işlemin her yıl sadece bir kere, 15 Mayıs tarihini takip eden 5 iş günü içerisinde bütün tarafların katılımıyla yapılacağının belirtilmesi kurumlarda en çok üyeye sahip sendikanın tespitine ilişkin bu tarih dışında her hangi bir işlem yapılamayacağı yapılsa bile her hangi bir yasal dayanağı ve bağlayıcılığının olmadığını göstermektedir.

Bu durum 4688 sayılı yasanın içinde “en çok üyeye sahip sendika” ifadesinin geçtiği, sadece mahalli idarelerde sözleşme imzalanmasıyla ilgili 32. veya geçici 14. maddelerinde değil; kurum idare kurulları ile ilgili 22. maddesinde, işyeri sendika temsilciliği ile ilgili 23. maddesinde ve toplu sözleşmenin taraflarıyla ilgili 29. maddesinde de aynen geçerlidir.

Netice itibariyle, 4688 sayılı yasanın mahalli idarelerde sözleşme imzalanmasıyla ilgili 32. madde ve geçici 14. Maddesi gereğince çalışanlar adına ilgili mahalli idare kurumunda sözleşme imzalamaya yetkili en çok üyeye sahip sendika sözleşme imza tarihinden önceki 15 Mayıs tarihini takip eden 5 iş günü içinde yapılacak toplantıda hangi sendikanın en çok üyesi olduğu tespit edilmişse o sendikadır. Buna göre 4688 sayılı yasanın 30. maddesi gereğince İBB’de (İZSU ve ESHOT dâhil) 15 Mayıs 2013 tarihinde taraflarca imzalanan sendika üye tespit tutanağında kurumun tamamında TÜM BEL SEN in en çok üyeye sahip sendika olduğu tespit edilmiştir. Yukarıdaki hukuksal açıklamalar çerçevesinde, 15 Mayıs 2014 tarihine kadar İBB’de(İZSU ve ESHOT dâhil) resmi olarak en çok üyeye sahip sendika TÜM BEL-SEN’dir ve bundan dolayı da bu kurumlarda sosyal denge tazminatı sözleşmesi sadece TÜM BEL-SEN ile imzalanabilir.

  1. Ayrıca, gerek 375 Sayılı Yasa Ek Madde 15’te gerekse 4688 Sayılı Yasa md. 32’de mahalli idarelere, diğer kamu kurumlarından farklı olarak toplu iş sözleşmesi veya sosyal denge tazminatı sözleşmesi adı altında sözleşme yapma yetkisi tanımlanmıştır. Bu düzenlemelerin tamamında sözleşme yapma yetkisi Belediyeler ve İl Özel İdareleri ile bu kurumlarda yetkili bulunan sendikalara tanınmıştır. Belediyelerin bağlı kuruluşlarında çalışan personel için de sözleşme yapılabileceği hükmü mevcutsa da bu personel için sözleşmeyi yapma yetkisi de bağlı kuruluşun tüzel kişiliğinde değil Belediyenin tüzel kişiliğindedir. Daha açık bir anlatımla Belediyelerin bağlı kuruluşlarında çalışan personelin “işvereni” Belediyedir. Zira 4688 Sayılı Yasa’nın 32. maddesinde Belediyelerde ve İl Özel İdarelerinde sözleşme yapılmasına ilişkin kararların alınma usulü düzenlenmiş, Belediye Başkanı’nın veya Vali’nin teklifi üzerine Belediye Meclisi veya İl Genel Meclisince karar alınacağı belirtilmiştir. Bir an için bağlı kuruluşların, bağlı oldukları mahalli idarelerden ayrı sözleşme yapma yetkilerinin olduğunu düşünsek dahi bu kuruluşlarda sözleşme yapmaya kim, nasıl, hangi usulle karar verecektir? Öte yandan 4688 Sayılı Yasa’nın 32. maddesi sözleşme yapmaya yetkili sendikanın belirlenmesi ve sözleşmenin kapsamı konusunda da net bir düzenleme getirmiştir: “ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” Yasa metni tartışmaya mahal vermeyecek netliktedir. Sözleşme yapmaya yetkili sendika “mahalli idarede” en çok üyeye sahip sendikadır. Anayasanın 127. maddesine göre; “Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.” Bu kapsamda mahalli idarenin ne olduğu açıktır: Belediyeler ve İl Özel İdareleridir. Belediyelerin bağlı kuruluşları yani İZSU ve ESHOT mahalli idare değil, mahalli idareye bağlı olarak özel hizmet gerektiren alanlarda çalışan kuruluşlardır. Dolayısıyla bu kuruluşlarda ayrı Toplantı Tutanağı Formları doldurulsa bile, yetki noktasında bu iki kuruluş ve bağlı oldukları İzmir Büyükşehir Belediyesi personelinin toplam çalışan sayısı içindeki sendika üye sayıları esas alınır. Ayrı ayrı yetki belirlenmesi mümkün değildir.

Özetle, yukarıda açıklandığı üzere, bir mahalli idarede imzalanacak toplu iş sözleşmenin bir tarafı mahalli idarenin kendisi diğer tarafı da o mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikadır. Yani bizim Toplu İş Sözleşmemizin bir tarafı İzmir Büyükşehir Belediyesi diğer tarafı da İzmir Büyükşehir Belediyesinin tamamında en çok üyeye sahip sendika olan TÜM BEL-SEN olacaktır. 15 Mayıs 2014 tarihinde de yetki bu esaslar dâhilinde belirlenecektir.

Mahalli idarenin, kimi bağlı kuruluşlarında çalışan personelinin farklı çalışma koşullarına uygun olarak diğerlerinden ayrı bir sözleşme metni imzalaması elbette mümkündür. Ancak bu durum, bu sözleşmeyi imzalayacak sendikanın veya idarenin kim olacağı hususunda bir değişikliğe sebep olmaz. Zira yine mahalli idare ile o mahalli idarede en çok üyeye sahip sendika arasında imzalanacaktır.

Dolayısıyla, bir başka sendikanın 15 Mayıs 2014 tarihi itibariyle yetkili olabilmesi için Büyükşehir belediyesinin tamamında (İZSU ve ESHOT dâhil) üye çoğunluğunu kazanması gerekecektir. Yani, İZSU ve ESHOT’ta yetkiliyim demekle yetkili olunmaz. Ayrıca, hâlihazırdaki 2014 Mart ayı kesinti listelerine göre üye sayıları dikkate alındığında; TÜM BEL-SEN İBB’de örgütlü diğer sendikaların tümünün toplamından daha fazla üyeye sahiptirBu rakamlar 14 Mayıs 2014 tarihinde de bu şekilde olduğu takdirde yetkili sendika yine TÜM BEL-SEN olarak kalmaya devam edecektir.

Saygılarımızla bilgilerinize sunulur.

TÜM BEL-SEN İZMİR 1 NOLU ŞUBE