Balçova Belediyesi Emekçileri Yalnız Değildir!
BASINA VE KAMUOYUNA
Değerli basın emekçileri,
Mücadele arkadaşlarımız,
Balçova Belediyesinde çalışmakta olan kamu emekçilerinin sendikal tercihleri ve faaliyetleri nedeniyle uzun süredir çalışma barışını bozucu nitelikte anti demokratik uygulamalara ve baskılara maruz kalmaktadır. Bu duruma karşı demokratik haklarını kullananlar ise yer yer nefret suçlarına varan düzeyde hakaretlere maruz kalmakta, ayrımcılığa tabi tutulmakta, emekçilere adeta mobbing uygulanarak psikolojik korku yaşatılmaktadır.
Bu durumun en son örneği 6 Haziran 2014 tarihinde Sendikamız İzmir 2 nolu şube disiplin kurulu üyesi olan bir kadın yöneticimize yönelik yaşanmıştır.
Sendikamız İzmir 2 Nolu Şube Disiplin Kurulu üyesi Elif Sarıkaya ŞENCAN 6 Haziran 2014 Cuma günü başkanlık katında belediye başkanı Mehmet Ali ÇALKAYA ile karşılaşmış, belediye başkanı kendisine; “sen hala burada mısın? Sana kendine belediye bul demedim mi? Senin bu belediyede bulunman beni rahatsız ediyor, rahat edemiyorum.” şeklinde hakaretlerde bulunmuştur.
Bu sözler üzerine uzun süredir açık bir mobbinge maruz kalan ve psikolojik baskı yaşayan Elif Sarıkaya ŞENCAN odasına gitmiş, ağlamaya başlamış, sinir krizi geçirmiştir. Daha sonra hemen hastaneye acil servise götürülmüş, psikolojik travma ve mobbinge tabi tutulduğu belgelenmiş ve doktorlarca bu durumun adli bir vaka olduğu belirtilerek hastane polisi devreye sokulmuş ve oradan da ifadesi alınmak üzere Balçova Salih İşgören Polis Merkezi Amirliğine gönderilmiştir. Karakolda ifadesini vermiş ve Belediye Başkanı Mehmet Ali ÇALKAYA hakkında şikayette bulunmuştur. Pazartesi günü doktora gitmiş depresif nöbet geçirdiği teşhisiyle psikolojik tedaviye başlanmış ve ucu açık olmak üzere 10 gün rapor verilmiştir.
Bir belediye başkanının çalışanlarına sendikal tercihleri, siyasal görüşleri, inançları veya etnik kimliği nedeniyle ayrımcı yaklaşması onun ırkçı, tekçi ve ayrımcı yaklaşımını göstermekte olduğu gibi bunun bir kadın çalışana yapılması bu kişinin kadına yönelik geleneksel erkek egemen sistemin şiddet ve cinayetlere varan ayrımcı ve düşmanca yaklaşımını göstermektedir.
Sadece Mayıs verilerine göre her gün bir kadının erkek cinayetine kurban gittiği yüzlercesinin ise şiddete maruz kaldığı ülkemizde emek ve demokrasiden yana sosyal demokrat bir siyasi partiden seçilen bir belediye başkanının hem erkek hem de Balçova Belediyesi en üst düzey erk sahibi biri olarak bir kadın çalışanı bu şekilde hakarete varan düzeyde psikolojik taciz ve şiddet uygulaması asla kabul edilmez.
Değerli Basın Emekçileri,
Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya’nın bu anti demokratik ve ayrımcı söylem ve uygulamaları maalesef ki ilk değildir. 22 Nisan 2014 tarihinde Sendikamız Genel Başkanı Ömer Salih Erol, Genel Sekreter İzzettin Alpergin Genel Örgütlenme Sekreteri Satı Burunucu Çalı, İzmir 2 nolu şube yöneticileri ve Balçova İşyeri temsilcileri ile birlikte Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya’yı ziyaret ettiklerinde de benzer bir muamele ile karşılaşmışlardır.
Belediye başkanı Mehmet Ali Çalkaya, sendikamız yöneticileriyle görüşmenin hemen başında öfke ve yüksek bir ses tonu ile söze başlayıp, “bu seçim sürecinde personelden hiç kimsenin kendisine çalışmadığını, kendisine oy vermediğini, seçimi CHP’nin değil, kendisinin kazandığını, Tunceli’leri, Kürtleri ve Alevileri işe aldığını, fakat Tunceliler’in, Alevilerin, Kürtlerin kendi aleyhine çalıştığını, seçimi tek başına kazandığını personelin çoğunun başka siyasi partilere çalıştığını ve elinde belgeler olduğunu, bunun hesabını soracağı” yönünde ifadeler kullanmıştır. Böylesi bir tutum karşısında ilk olarak sükûnet çağrısı yapan Sendikamız yönetimi Mehmet Ali Çalkaya’nın emekçilere, onların sendikal ve siyasal tercihlerine hatta inançlarına ve etnik kimliklerine yönelik hakarete varan söylemlere devam etmesi nedeniyle odasını terk etmiştir.
Bir kişinin belediye başkanı olarak seçilmesi onun çalışanlar üzerinde tekçi bir anlayış dayatma, zor yöntemleri uygulama; onlara yönelik ayrımcı söylemlerde bulunma veya sendikal tercihleri ve faaliyetleri nedeniyle onları baskılama hakkı vermediği gibi tam tersine kurum amiri olarak çalışanlara yönelik bu türden anti demokratik ve hukuksuz söylem ve eylemlerin engellenmesi görevi yüklemektedir.
AKP iktidarının kendisi dışındaki herkese ve her kuruma karşı düşmanca ve ayrımcı saldırgan söylem ve eylemlerine benzer bu türden yaklaşımlar; sadece Mehmet Ali Çalkaya’nın değil onun belediye başkanı olarak seçildiği siyasi partinin emek ve demokrasiden yana kimliğine de yakışmamakta ve onun şahsında bu partinin kamuoyunda belediyeleri yıllardır adeta kendi çiftlikleri gibi emek ve demokrasi düşmanı uygulamalar eşliğinde yönetenlerle benzer bir şekilde değerlendirilmesine neden olmaktadır.
TÜM BEL SEN ve KESK tarihi, iktidar yandaşı sahte sendikaların boğaz tokluğuna lütuf dilenme ve bunun için işveren ne derse sineye çekme değil; insanca ve onurlu bir yaşamı kurmak, eşit, adil ve özgür bir ülkeyi bizden sonraki nesillere ve çocuklarımıza bırakma mücadelesidir.
TÜM BEL-SEN ve KESK'in tarihi; toplumda yaşanan acılara, ayrımcılıklara, baskılara ve şiddete sessiz kalma veya görmezden gelme değil; emekten yana demokratik bir ülkede bütün cinsiyetlerin, kimliklerin ve farklılıkların eşit ve özgür biçimde barış içinde birlikte yaşaması mücadelesinin tarihidir.
TÜM BEL-SEN ve KESK'in tarihi; üyelerimize ve sendikalarımıza karşı siyasi iktidarların baskı, sürgün, gözaltı, cezaevi, soruşturma, yıldırma, tehdit, şantaj ve hukuksuzluk tarihidir.
Bedeller pahasına yarattığımız bu tarih tanıktır ki bir kişinin yukarda belirtildiği gibi anti demokratik, cinsiyetçi, ırkçı ve ayrımcı söylemleri veya hukuksuz uygulamaları değil bizleri bir adım dahi geri adım attırmak; tam tersine mücadele değerlerimizi daha fazla sahiplenme ve daha kararlı mücadele etmemize vesile olmaktadır.
Sendikamız, dün olduğu gibi sendikal faaliyetlerimize ve üyelerimize yönelik böylesi saldırılar karşısında ülke genelindeki on binlerce üyesinin ve yüzbinlerce emek ve demokrasi dostunun örgütlü gücüyle elbette sonuna kadar mücadele edecektir.
Bu itibarla Mehmet Ali Çalkaya, ülkemiz Anayasasına ve yasalarına göre suç teşkil eden, emekçilere yönelik anti demokratik, cinsiyetçi, ırkçı ve ayrımcı söylem ve eylemleri ile çalışanların sendikal tercihlerine ve faaliyetlerine yönelik baskı ve yasaklara son verene kadar her türü fiili-meşru ve hukuksal mücadeleyi sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz.
TÜM BEL-SEN İZMİR 2 NOLU ŞUBE YÖNETİM KURULU
