AVUKATLARDAN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE ÇAĞRI: İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ EMEKÇİLERİNİN TALEPLERİ MEŞRU VE YASALDIR

Bizler, aşağıda imzası olan avukatlar olarak bir süredir İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan kamu emekçilerinin Toplu Sözleşme görüşmeleri sırasında ortaya koymuş oldukları haklı talepler karşısında, Belediye yönetimi tarafından sergilenen tutumu kaygıyla izliyoruz.

Tüm Belediye Ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL SEN) öncülüğünde Belediye Başkanlığına yöneltilen yemek, ulaşım ve kreş haklarının sağlanması, işyerinde mobbingle mücadele masaları kurulması gibi talepler karşısında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu; taleplerin yasal olmadığını, emekçilerin kendilerinden daha fazla “para” istediklerini ancak bunun yasal olanağının bulunmadığını, daha fazla veren belediye varsa oraya gidebileceklerini ifade etmektedir.

İzmir gibi bir kentin yöneticiliğini yapan Aziz Kocaoğlu’nun bu talihsiz sözlerinin ardından, emekçilerin taleplerinin anlaşılması ihtiyacı dahi hissedilmediğini fark ettiğimiz için kendimizi bu açıklamayı yapmak zorunda hissediyoruz:

İzmir Büyükşehir Belediyesi emekçileri, yönetimden daha fazla para istememektedir! Yemek, ulaşım ve kreş sorunlarının çözülmesini, işyerlerinde mobbinge maruz kalan çalışanların başvurabileceği mekanizmalar oluşturulmasını istemektedirler. Bunu anlayabilmek için yalnızca TÜM BEL SEN tarafından yapılan açıklamalara bakılması dahi yeterlidir.

Bu taleplerin tamamı meşru olduğu kadar, işçi sınıfının bugüne kadar vermiş olduğu mücadeleler sayesinde yasalarca da tanınmış durumdadır.

Kamu emekçilerinin yemek sorunlarının; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği kapsamında işyerlerinde yemekhane açarak veya bu mümkün olamıyorsa yine aynı yönetmelik kapsamında çalışanlara yemek kartı verilerek çözülmesi mümkündür. Yemek kartı uygulamasının, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olmadığına dair çok sayıda Sayıştay kararı mevcuttur.

Ulaşım sorunlarının; Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği kapsamında çalışanlara servis sağlanarak veya bu mümkün olamıyorsa yine aynı yönetmelik kapsamında çalışanlara ulaşım kartı verilerek çözülmesi mümkündür. Aynı şekilde ulaşım kartı uygulamasının da Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği hükümleri ile çatışmadığına dair çok sayıda Sayıştay kararı vardır.

İşyerlerinde kreş açılması konusunda hiçbir yasal engel bulunmamaktadır. Kaldı ki 150’den fazla kadın işçinin çalıştığı işyerlerinde kreş açılması yasal zorunluluktur. Bildiğimiz kadarıyla Belediye bünyesinde memurların yanı sıra çok sayıda işçi de çalıştırılmaktadır. Her ne kadar bugün kreş talebini memur çalışanlar dile getirmiş olsa da işçiler için kreş açma zorunluluğunun yerine getirilmediği bilgimiz dahilindedir. Yasalara riayet konusunda bu denli hassas olan bir Belediye yönetiminin yasal zorunluluğunu dahi yerine getirmemiş olması da açıklanmalıdır.

Mobbingle mücadele tüm işverenlerin sorumluluğudur. Eğer işyerinde bir emekçi, mobbinge maruz kalıyorsa ilk elden işveren bu sorunu çözmekle yükümlüdür. Mobbingle mücadele masaları kurulması talebinin yasalara uygun olmadığı yönündeki yaklaşım anlaşılabilir değildir.

Kamu emekçilerinin bu haklı, meşru ve kesinlikle yasal talepleri karşısında “yönetimden yasal olmayan şekilde daha fazla para vermesini istiyorlar” algısı yaratacak şekilde manipülatif açıklamalar yapmak, kamuoyu nezdinde emekçileri değil İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimini zor duruma sokmaktadır. Ayrıca Belediye Başkanı’nın “Daha iyisini veren varsa oraya gitsinler” açıklaması hepimizin yakından tanıdığı ötekileştirme pratiklerinin acı bir yansımasından ibarettir. Şişecam işçilerinin grevini 60 gün erteleme kararı alarak grev hakkını 12 Eylül’den miras yasalarla gasp eden zihniyet, İzmir yerelinde Büyükşehir Belediyesi emekçilerine karşı alınan “ya sev ya terk et” tutumu ile tezahür etmektedir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimine; öncelikle taleplerin yasalara aykırı olmadığı konusunda müsterih olmalarını, kamuoyunda tepkiye neden olan mevcut tutumlarından derhal vazgeçerek emekçilerin meşru taleplerini acilen karşılamalarını, mevzuata bakmalarını ve kendilerine yöneltilen talepleri bir kez de can kulağıyla dinleyerek anlamaya çalışmalarını öneririz. Aksi takdirde bu kent, “emek dostu” “kadın dostu” “çocuk dostu” gibi söylemleri, yalnızca yerel seçimlerden önce bilboardlara yazılan reklam sloganları olarak hatırlayacaktır.

Biz avukatlar olarak bu sürecin takipçisi olacağız. İçinde meslektaşlarımızın da olduğu binlerce Belediye emekçisinin haklı mücadelesini destekliyor ve yanında yer alıyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyururuz…

 

  1. Av. HÜLYA ÜÇPINAR

  2. Av. SEYHAN GÜNGÖR GÖBEKÇİN

  3. Av. ERKAN GÖBEKÇİN

  4. Av. HAFİZE ÇOBANOĞLU

  5. Av. NAZAN SAKALLI AKTAŞ

  6. Av. AYSUN AKŞEHİRLİOĞLU

  7. Av. ULAŞ CULDUZ

  8. Av. ARİF ALİ CANGI

  9. Av. BANU DALGIÇ CANGI

  10. Av. ÖZGÜR METİN

  11. Av. H. BAHA COŞKUN

  12. Stj. Av. EYLEM MAHANDA

  13. Av. HASAN HÜSEYİN EVİN

  14. Av. AYŞE KURU ÜSTÜN

  15. Av. UTKUM ÇAĞRI DURAN

  16. Av. MERAL KULA ŞİMŞEK

  17. Av. BEYDAĞ TIRAŞ ÖNERİ

  18. Av. CANAN EŞİTMEZ ALPER

  19. Av. ŞENAY TAVUZ

  20. Av. AYŞEGÜL KARPUZ

  21. Av. ALİ İHSAN ÖZEREN

  22. Av. EMİN ÖZMEN

  23. Av. ÇİĞDEM ÖZMEN

  24. Av. NİHAL İLDOĞAN

  25. Av. KASIM ŞİMŞEK

  26. Av. TUBA DOĞAN ATAŞ

  27. Av. TANER AKŞEHİRLİOĞLU

  28. Av. GURBET UÇAR

  29. Av. MEHMET GÜNER

  30. Av. ZEYNEP İNAN ÇAM

  31. Av. HATİCE ASLAN ATABAY

  32. Av. YAVUZ DURSUN

  33. Av. NURAY DEMİREZER KAYA

  34. Av. NİLGÜN TORTOP